Avrupa şehirlerinin ışıklandırılması ve Ramazan’ın kamusal alana yansıyan yüzü

Başta Londra, Paris, Frankfurt, Gent ve Utrecht olmak üzere birçok Avrupa şehrinde sokaklar, meydanlar ve alışveriş caddeleri, Ramazan’a özgü ışıklandırmalarla süslendi.

Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi, bu yıl da Ramazan’ın başlamasıyla birlikte, başta Londra, Paris, Frankfurt, Gent ve Utrecht olmak üzere birçok Avrupa şehrinde sokaklar, meydanlar ve alışveriş caddeleri, Ramazan’a özgü ışıklandırmalarla süslendi. Bu manzara, yarım asrı aşan Müslüman varlığının Avrupa’daki geldiği noktayı göstermesi ve Ramazan’ın kamusal alandaki görünürlüğünü ve kabulünü göstermesi bakımından oldukça anlamlıdır.

Özellikle Londra’da son yıllarda geleneksel hâle gelen Ramazan ışıkları, şehrin merkezinde adeta bir bayram atmosferi oluşturuyor. 18 Şubat – 24 Mart 2026 tarihleri arasında, akşam saat beşten sabah beşe kadar Londra’nın kalbi sayılan West End ve Piccadilly Circus, “Ramadan Lights” projesiyle ışıl ışıl oldu. Otuz binden fazla LED ışıkla hazırlanan ve “Happy Ramadan” mesajını taşıyan bu çalışma, yalnızca Müslümanlara değil, farklı inanç ve kültürlerden insanlara da hitap eden bir atmosfer sunuyor. Londra’nın bu yaklaşımı, Ramazan’ın çok kültürlü şehir hayatına nasıl dâhil edildiğinin somut bir örneği niteliğindedir. Işıklandırma, Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan’ın konuşmasıyla başlatıldı.

Bu yıl ilk defa Belçika’nın Gent şehrinde iki ana cadde, Ramazan boyunca hilal, yıldız ve kandil motifli ışıklarla süslendi. Bevrijdingslaan-Phoenixstraat ve Wondelgemstraat’ta, özellikle iftar saatinde yanan ışıklarla farklı bir atmosfer oluşturuyor. Esnaf ile Gent Camiler Birliği iş birliğinde hayata geçirilen bu proje, kentin kültürel görünürlüğünü artırırken birlikte yaşama modeline de güçlü bir vurgu yapıyor.

Hollanda’nın Utrecht şehri de önceki yıllarda olduğu gibi Ramazan’ın gelişiyle ışıklandırıldı. Şehrin merkezinde bulunan Ulu Camii ve çevresi ile Kanaalstraat’ta, hilal, yıldız ve kandil motifleriyle süslendi. Türk esnafın da destek verdiği bu çalışma, yalnızca Müslüman toplumun değil, yerel halkın da ilgisini çekiyor. Ramazan boyunca Utrecht Ulu Camii meydanında düzenlenen açık hava iftarları ve kültürel etkinlikler ise bu ayın şehir hayatıyla uyum içinde yaşanabileceğini gösteren güzel örnekler sunuyor.

Danimarka’da da bu yıl farklı bir tablo ortaya çıktı. Türk camisinde kılınan teravih namazına çocukların ellerinde fenerler ve kandillerle gelmesi, ilahiler söylemesi dikkat çekiciydi. Çocuklar için hazırlanan şeker paketleriyle desteklenen bu etkinlik, Ramazan’ın sadece yetişkinler için değil, yeni nesiller için de canlı bir şekilde yaşatıldığını gösteriyor.

İngiltere’de, Belçika’da, Hollanda’da ve Danimarka’da gözlemlenen bu Ramazan hareketliliği; Fransa’nın Paris kentinde ve Almanya’nın Frankfurt şehrinde de benzer biçimlerde kendini gösterdi.

Ramazan’ın kamusal görünürlüğü yalnızca meydan ve sokak süslemeleriyle sınırlı değil. Bazı süpermarketler, restoranlar ve alışveriş merkezleri de bu aya özel kampanyalar düzenledi. IKEA’nın müşterilerine özel Ramazan menüsü hazırlaması, bazı restoranların iftar kampanyaları sunması ve marketlerin “Ramazan’ı Birlikte Kutlayalım” temalı reyonlar açması, bu görünürlüğün ekonomik ve ticari alana da yansıdığını gösteriyor.

Avrupa’nın farklı şehirlerinde Ramazan’ın kamusal alandaki bu görünürlüğü; bir taraftan Müslümanların artık bu toplumların ayrılmaz bir parçası olduğunu ortaya koyarken, diğer taraftan Avrupa’nın değişen sosyal dokusu içinde gelişen yeni bir birlikte yaşama anlayışının sembolü hâline gelmektedir.

Ancak bu görünürlük Müslümanlara önemli bir sorumluluk da yüklemektedir. Ramazan’ın temsil ettiği değerlerin yalnızca bir ayla sınırlı kalmaması; paylaşma, merhamet ve dayanışma kültürünün yılın tamamına yayılması gerekmektedir.

Temennimiz odur ki Avrupa şehirlerinde Ramazan vesilesiyle oluşan bu olumlu atmosfer her yıl daha da güçlensin. Ramazan’ın temsil ettiği barış, paylaşma ve merhamet değerleri şehirlerin ışıklarıyla birlikte gönülleri de aydınlatsın. Müslümanlar ise bu güzel tablonun sorumluluğunu taşıyarak Ramazan’ın ruhunu en güzel şekilde temsil etmeye devam etsinler.

Bu vesileyle Ramazan ayının tüm okuyucularım ve insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Veyis Güngör
20 Şubat 2026