Avrupa Deǧerlerini Korumak ve Göçmenlerin Sorumluluǧu

Avrupalı Türkler önümüzdeki günlerde tekrar sandıǧa gidecekler. 23 – 26 Mayıs tarihleri arasında siyasi katılımın Avrupa boyutunu oluşturan Avrupa Parlamentosu milletvekili seçimleri yapılacak. 23 Mayıs’da Hollanda, 26 Mayıs’da Almanya’da sandıǧa gidecek olan Türkler 420 milyon seçmenle birlikte 2019-2024 dönemi için Avrupa Parlamentosu milletvekillerini belirleyecekler. 28 Avrupa Birliǧi üyesi ülkede yapılacak seçim sonuçları 26 Mayıs Pazar akşamı açıklanacak. Toplam 751 AP Milletvekili seçilecek.

AP seçimlerinde tartışılan ana konular
Son bir kaç haftada hızlanan Avrupa Parlamentosu Milletvekili seçimleri kampanyalarında en çok öne çıkan tartışma konuları arasında ‘göç, iklim politikaları, güvenlik, sürdürülebilir büyüme ve hukuk devletinin garantisi’ yer alıyor. Eskiden, Avrupa Birliǧi’nden çıkalım (Nexit, Frexit) teklifleri, İngiltere örneǧinde yaşananlar yüzünden pek fazla dillendirilmiyor. Tartışmalarda AB’nin gerekli olup olmadıǧı tartışması yerine, nasıl bir “Birlik” isteniyor gündeme getiriliyor.

Avrupa Parlamentosu Milletvekili seçimleri neden önemli?
Bu sorunun farklı cevapları var elbette. Öncelikle, Avrupa genelinde iki ana siyasi eǧilime dikkat çekmeliyiz. Bunlar Avrupa Birliǧi taraftarları ve 2014 yılından sonra oluşmaya başlayan Avrupa Birliǧine şüpheyle yaklaşanlar. Birinci grupta yer alan karşıtları olarak bilinmekteler. İşte tam bu noktada Avrupa Parlamentosu seçimlerinin önemi ortaya çıkıyor. İkinci grupta yer alanlar aşırı saǧ, ırkçı, populist ve göçmen karşıtı ile öne çıkıyorlar. Başka bir ifadeyle, Avrupa Parlamentosunda kartlar yeniden karılıyor. Yeni güç ilişkileri ortaya çıkıyor. AB karşıtı gruplar her geçen gün güçleniyor. Yeni fraksiyonlar oluşuyor. Oluşacak. Almanya’da AfD, Fransa’da Front National, İspanya’da Vox, Belçika’da Vlaams Belang, Hollanda’da PVV ve FvD hareketlerinin güçlenmesi hem göçmenleri hem insanlıǧı korkutuyor. Bu durumda bizim tarafsız kalma gibi bir lüksümüz olamaz. Olmamalı. Avrupa’nın yeni vatandaşları olarak, Avrupa Birliǧi deǧerlerinin yıpranmadan devamı yönünde tavır almamız gerekmektedir. Avrupa deǧerleri tarih içerisinde tecrübe edilerek insanlık deǧerleri haline gelmiştir. Bu bile bizim seçimlerde sandıǧa giderek, sesimizi duyurmamız, tavrımızı açıklamamız kaçınılmazdır.

Meselenin küresel tarafıda var elbette. Seçmen, esasen Amerikan Başkanı Trump ve Çin Başkanı Xi’nin hakim olmak istedikleri bir dünyada Avrupa Birliǧi’nin de güçlü bir oyuncu olup olmadıǧına karar verecek. Seçimlerde ayrıca, dolaylı olarak küresel göç ve iklim deǧişiklikleri sorunlarıyla da mücadeleye cevap verilmiş olacak.

Seçim sonuçları ve tahminler…
Mayıs ayında yapılacak Avrupa Parlamentosu Milletvekili seçimleri için yapılan tahminler iç açıcı deǧil. Örneǧin Avrupa Halk Partisi (hristiyan-muhafazakarlar) AP’de sandalye kaybedecekler. Kayıplara raǧmen ortalama 180 sandalye ile en büyük grup olacaklar. Sosyal Demokratların ortala 140 sandalyede kalmaları tahmin ediliyor. Liberaller (Macron ve Marche dahil) ortalama 100 sandalye alacakları öngörülüyor. Yeşillerin ise 60 sandalye almaları tahmin edilirken, Avrupa karşıtı söylemleriyle tanınan grubun ise 140 sandalyeye sahip olmaları tahminler arasında. Bu daǧılıma göre, Parlamento tarihinde çoǧunluǧu ellerinde tutan büyük koalisyon (hristiyan ve sosyal demokratlar) artık çoǧunluǧu kaybediyor.

Seçimler ve Avrupa Türkleri
Avrupa Parlamentosu Milletvekili seçimlerinde Avrupa genelinde öne çıkan iki yeni siyasi hareket bulunuyor. Bunlar Hollanda’da DENK hareketi ve Almanya’da BIG hareketi. Her iki parti AP seçimleri için kampanya yapıyorlar. Avrupa’da yaklaşık 6,5 milyon göçmen seçmen bulunuyor. Bunun 1,5 milyonu Türkler. BIG Partisi Genel Başkanı Haluk Yıldız’a göre, 150.000 oyla AP’ye bir milletvekili seçilebiliyor. Hollanda’da da durum farklı deǧil, DENK Partisi AP adayı Ayhan Tunca’ya göre, seçimlere katılıma baǧlı olarak 150.000 oyla AP’ye bir temsilci gönderelebilir. Teorik olarak, Türklerin sandıǧa yüzde elli oranında gitmeleri bile bu partilerin rahatlıkla AP’ye temsilci göndermeleri gerekir. Ancak mesele, Türklerin sandıǧa ne oranda gideceklerine baǧlı. Yani mesele siyasi bilinç ve katılımda. Seçimlerin Ramazan ayına rastlaması adaylar için büyük fırsat. Her akşam ayrı bir mekanda, onlarca insanımıza AP seçimlerinin önemini anlatıyorlar. Hayırlara vesile olması dileǧiyle…