At İzi İt İzine Öyle Karıştı Ki!

Hatırladığım kadarıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, FETÖ mağduru yakın bir dostunun “FETÖCÜ” suçlamasıyla gözaltına alınmasının ardından konunun nasıl istismar edildiğini, “At İzi İt İzine Karıştı” sözleriyle dile getirmişti.

FETÖ ile mücadelede Erdoğan’ın kararlılığını fırsat bilenler malesef bu durumu kendi çıkarları için kullanmayı sürdürüyorlar.

Ciddiye alıp yazmayı düşünmüyordum ancak, FETÖ ile uzaktan yakından alakası olmayanların bu suçlamaya maruz kalmaları, sosyal medyada kirletilmeleri karşısında duyarsız kalamadım.

Bir süredir sosyal medyada İngiltere’de yaşayan insanları hedef alan benzeri iftiralar yer alıyor...

Mehmet Poyraz adlı bir meczup ile ruh sağlığı tartışmalı birkaç kişi, kendilerini dışlayan hemen herkese “FETÖCÜ” çamuru atarak dikkat çekme yarışına girdiler.

Bir dönem UETD İngiltere yönetiminde görev alan ve daha sonra bu kuruluştan uzaklaştırılan bu şahıs, UETD İngiltere yönetimi başta olmak üzere MÜSİAD İngiltere yöneticileri, iş adamları, iş kadınları, diplomatlar, gazeteciler olmak üzere hemen herkesi alt alta yazarak “FETÖCÜ” çamuru ile kirletme çabasında.

Kendisini aşan konularda da yine kendisi gibi toplumun nefretini kazanmış gazeteci kılıklı şahıstan da destek alarak, şahsi çıkarları için “FETÖCÜ” sopasını kullanıyor.

Hayatında FETÖ gibi yapılanmaların önünden geçmemiş insanları liste yapıp sosyal medyada paylaşarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın FETÖ ile kararlı mücadelesine sözde destek verdiğini savunuyor.

Çoğunun yüzünü dahi görmedikleri insanları adlarını alt alta yazarak veya bir yerlerden çaldıkları görüntü ve fotoğraflarla sosyal medyada klavye silahşörlüğü yapan bu şerefsiz grubun listesinde kimler yok ki;

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın kurucusu olduğu Türgev Vakfı’nın İngiltereki kuruluşu olan Türken UK Vakfı Başkanı Hakan Camuz...

MÜSİAD İngiltere Başkanı Uğur Yılmaz

UETD UK Başkanı Erdal Yetimova...

Londra eski Büyükelçisi Ahmet Ünal Çeviköz...

Londra eski Başkonsolosları Ahmet Demirok, Emirhan Yorulmazlar...

İş kadınları Zeynep Turudi, Itır Sökmen...

Eğitimci Özlem Acı...

İşadamları Levent Acı ve Abdullah Güven'in de yer aldığı liste...

Gazetecilik faaliyeti dışında FETÖ ve bilumum cemaatler ile hiç bir yerde yolu kesişmeyen bendeniz Mustafa Köker...

...Ve uzayıp giden listeler...

Bu kadar insana çamur atan ruh sağlığı bozuk şerefsizler elbette hukuk önünde hesap verecekler.

Ama, bu ve benzeri ruh hastası şerefsizlerin yaptıkları listeleri ciddiye alanların itibarları da yerlerde sürünüyor.

İşin en tuhaf yanı ise, bu paylaşımlar muhtemelen en çok ‘FETÖCÜLER’i mutlu ediyordur.

Bu şerefsizler yaptıkları kirli işlere malesef Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İstanbul Milletvekili Metin Külünk’ün de adını karıştırıyorlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın FETÖ ile mücadeledeki kararlılığına en fazla bu psikiyatri hastaları darbe vuruyorlar.

Daha vahimi, bu tipleri ciddiye alan, şahıs, kurum ve kuruluşlar da en az listelerde adı geçenler kadar kadar itibar kaybına uğruyorlar.

İlgili ve yetkili mercilerin bu ruh hastalarını ciddiye almadıkları gibi yaptıkları pisliği de yüzlerine çarpmalarını beklemek en doğal hakkımız olduğunu düşünüyorum.

NASIL ‘FETÖCÜ’ OLDUM?

Türkiye tarihinin en karanlık yapılanması olduğuna inandığım FETÖ’nün, 17-25 Aralık operasyonları karşısında sergilediğim tavır nedeniyle “müfteri-iftira atan- ilan ettiği bendenizin nasıl FETÖCÜ damgası yediğimi de anlatayım isterseniz...

Mehmet Poyraz adlı psikopat -o zaman yeterince tanımıyor ve sağlıklı biri sanıyordum- yaklaşık iki sene önce Mekke’den defalarca telefonla arayarak, hac ve umre organizasyon firması kurduğunu, Eminler Tours Agency’ firması ile Avrupa genelinde organizasyonlar yapacağını anlatarak bunu haberleştirmemi istedi. Londra’ya dönüşünde de benzeri talepleri oldu. Bunları kısmen haber yapıp, yöneticisi olduğum Eurovizyon’da yayınladım. Daha sonra UETD Halklar İlişkiler sorumlusu olarak birçok organizasyona davet etti. Haber talebinde bulundu... Kısmen bunlar da yine Eurovizyon’da yer aldı..

Kurucusu olduğu haber sitesine editörlük teklifini geri çevirmem ve ardından da UETD’deki görevinden alınmasıyla birlikte bu kurumun yöneticilerini karalayan paylaşımları göndermemesini istememle birlikte, “Zaten sen paralelcisin” suçlamasıyla bu psikopatın hedefi haline geldim.

Kendisi gibi ruh sağlığı yerinde olmadığına inandığım ve yaptığı sansasyonel, yalan haberler sebebiyle medyada yer bulamayan... Buna rağmen hala aHaberTV’nin istihdam ettiği sözde gazeteci Alpaslan Düven adlı psikopat da hakkımda yazdığı şikayet mektuplarının ardından Doğan Haber Ajansı’ndan kovulmasıyla birlikte bir kez daha FETÖCÜ oluverdim... Oysa bu Düven denen şahıs, kendinden müteşekkil derneğine üye bulamadığı için o zaman Cihan Haber Ajansı'nın muhabirini "Başkan Yardımcısı" olarak Londra'daki Türkçe medyada övünerek tanıtmıştı.  Şimdi, eline geçirdiği aHaberTV mikrouonu ile İngiltere'de topluma hizmeti olan herkesi "FETÖCÜ" diye damgalayarak dün hakaret ettiği Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dikkatini çekmeye çalışıyor. Tek hedefi AA veya TRT'den iş kapmak! Bunu başardığı gün ilk işi o silah gibi kullandığı aHaber mikrofonunu atmak olacaktır.

Bir ayrıntıyı daha burada açıklayayım...

Londra'ya geldiğinde kariyer ve iş edinmek için etrafımda gezen, bunda başarılı da olan Alpaslan Düven psiktopatı, bugün hakaret edip, itibar cellatlığı yaptığı bendenizi Britanya vatandaşı olmak için referans göstermişti. Necip Fazıl Üstad'ın deyimi ile tam bir "Çukur" olan bu şahısı o zaman adam sanmış, ve referans olmuştuk. Benim referansımla British vatandaşı olmuştu.

İşte o mektubun kopyelerini, o arsız, edepsiz ve terbiyesizin suratına çarparken, bu psikopata iş verenleri de, bir gün cami duvarına siyeceğini uyarmak istiyorum.

TRT veya Anadolu Ajansı’nda iş kapabilmek için AK Partili milletvekillerinin etrafında takla atan, Metin Külünk’e yalvaran bu gazeteci müsveddesi ile toplumun dışladığı psikopat Mehmet Poyraz, yanlarına İngiliz 'colin royce' takma adını kullanan çapsız birini de alarak benim gibi onlarca insanı bu iğrenç “FETÖCÜ” suçlamasının hedefi haline getirdiler.

Tekrar ediyorum; FETÖ gibi oluşumlar Türkiye tarihinin en karanlık ve çirkef yapılanmasıdır. Türk insanın dini duygularını istismar eden bu ve benzeri kuruluşların hayatım boyunca karşısında olacağım. Bu iğrenç suçlamalar da, hayatım boyunca bu duruşumu değiştirmeyecek.

Takdiri FETÖ ile samimi mücadele edenlere bırakıyorum.