İngiltere'de Ankara Anlaşması kapsamında uzun yıllar çalışıp vergi ödeyen, iş kuran ve yerleşik hayata geçen çok sayıda Türk vatandaşı, süresiz oturum hakkı sağlayan Indefinite Leave to Remain (ILR) başvurularında beklenmedik derecede uzun işlem süreleriyle karşı karşıya bulunuyor.
Son aylarda özellikle Türk toplumunda artan şikâyetlere göre, normal şartlarda altı ay içinde sonuçlanması beklenen ILR başvuruları birçok dosyada sekiz hatta dokuz aya kadar uzuyor. Bazı başvuruların ise daha uzun süredir sonuçlandırılmadığı belirtiliyor.
Başvurunun sonuçlanmasını bekleyen kişiler, yalnızca bürokratik bir gecikmeyle değil, hayatlarını doğrudan etkileyen çok yönlü mağduriyetlerle karşı karşıya kalıyor.
En Büyük Sorun: Seyahat Edememek
ILR başvurusu devam eden kişilerin en fazla dile getirdiği sorunlardan biri seyahat kısıtlaması.
Başvuru sürecinde pasaportlarını Home Office'e teslim eden veya başvurularının sonuçlanmasını bekleyen kişiler, ülke dışına çıkmaları halinde başvurularının olumsuz etkilenebileceği endişesi taşıyor. Bu nedenle birçok kişi aylar boyunca İngiltere'den ayrılamıyor.
Bu durum özellikle ailevi acil durumlarda büyük bir insani soruna dönüşüyor.
Türkiye'de ağır hastalanan anne veya babasını göremeyenler, cenazelere katılamayanlar, çocuklarının veya yakınlarının önemli günlerinde yanlarında olamayan ailelerin sayısının giderek arttığı ifade ediliyor.
İnsani Gerekçeler Her Zaman Çözüm Olmuyor
Home Office'in belirli durumlarda "urgent" ya da "compassionate" gerekçelerle dosyaların hızlandırılması veya geçici seyahat belgesi verilmesine ilişkin uygulamaları bulunsa da, başvuru sahipleri bu mekanizmaların her zaman beklenen sonucu vermediğini dile getiriyor.
Başvuruların hızlandırılması taleplerinin kabul edilmesi garanti olmadığı gibi, değerlendirme sürecinin de uzun sürdüğü belirtiliyor.
Bu nedenle sağlık, ölüm, ailevi kriz veya ticari zorunluluk gibi nedenlerle seyahat etmek isteyen birçok kişi yine aylarca beklemek zorunda kalıyor.
Ekonomik Hayat da Etkileniyor
Gecikmeler yalnızca aile hayatını değil, ticari faaliyetleri de doğrudan etkiliyor.
Ankara Anlaşması kapsamında kendi işini kuran girişimciler, uluslararası fuarlara katılamıyor, müşterileriyle yüz yüze görüşemiyor ve iş bağlantılarını geliştirecek seyahatleri ertelemek zorunda kalıyor.
Bazı işletme sahipleri ise yurt dışındaki ticari fırsatları kaçırdıklarını ifade ediyor.
Uzmanlara göre bu durum yalnızca bireysel değil, ekonomik açıdan da önemli sonuçlar doğuruyor.
Türk Toplumunda Endişe Büyüyor
Göçmenlik danışmanları ve hukukçulara göre, son dönemde ILR başvurularındaki bekleme sürelerine ilişkin şikâyetlerde belirgin bir artış yaşanıyor.
Özellikle Ankara Anlaşması geçmişine sahip başvuru sahipleri arasında dosyaların uzun süre sonuçlandırılmaması, toplumda belirsizlik ve kaygıyı artırıyor.
Başvuru sahipleri, yıllardır İngiltere'de yaşayan, vergi ödeyen ve yasal yükümlülüklerini yerine getiren kişiler olarak, işlemlerinin makul süre içinde tamamlanmasını beklediklerini ifade ediyor.
Ankara Anlaşması Süreci ve Bugünkü Tablo
Birleşik Krallık, Avrupa Birliği'nden ayrılma sürecinin ardından 31 Aralık 2020 itibarıyla Ankara Anlaşması kapsamında yeni başvuru kabul etmeyi durdurdu. Ancak bu tarihten önce sisteme dahil olan ve haklarını koruyan binlerce Türk vatandaşı, belirli şartları yerine getirdikten sonra süresiz oturum başvurusu yapma hakkını korudu.
Bugün yaşanan sorun, yeni başvurulardan değil; yıllardır ülkede yaşayan ve yasal statülerini kalıcı hale getirmek isteyen kişilerin ILR başvurularındaki gecikmelerden kaynaklanıyor.
Uzayan Bekleme Süreleri Sistem Tartışmasını Yeniden Gündeme Taşıyor
Göç hukuku uzmanları, Home Office'in son yıllarda artan başvuru yükü, güvenlik incelemeleri ve personel kapasitesi gibi nedenlerle birçok göçmenlik dosyasında gecikmeler yaşadığını belirtiyor. Bununla birlikte, aylar süren bekleme sürelerinin özellikle seyahat özgürlüğü ve aile hayatı üzerindeki etkileri nedeniyle insan hakları boyutunda da tartışılmaya başlandığı ifade ediliyor.
Başvuru sahipleri ise taleplerinin ayrıcalık değil, makul süre içinde karar verilmesi olduğunu vurguluyor.
Bekleyen Sadece Dosyalar Değil, Hayatlar
Sekiz ila dokuz aya ulaşan ILR bekleme süreleri, Ankara Anlaşmasıyla İngiltere'de yeni bir yaşam kuran yüzlerce Türk aile için artık yalnızca idari bir gecikme değil; sosyal, ekonomik ve insani sonuçlar doğuran ciddi bir sorun haline gelmiş durumda.
Uzmanlar, başvuruların daha öngörülebilir sürelerde sonuçlandırılması, acil insani durumlarda daha etkin hızlandırma mekanizmalarının işletilmesi ve başvuru sahiplerinin seyahat haklarını daha az kısıtlayan uygulamaların değerlendirilmesinin, yaşanan mağduriyetlerin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Bu yönüyle ILR başvurularındaki gecikmeler, yalnızca göçmenlik sisteminin işleyişini değil, İngiltere'de yerleşik Türk toplumunun günlük yaşamını da doğrudan etkileyen önemli bir gündem maddesi olarak öne çıkıyor.