Yazmak ya da yazmamak

Neden artık yazmıyorsun diyorlar, oysa cevabını kendi kendime bile vermekte zorlanıyorum... 

Çocukluğumda en büyük hayalimdi yazar olmak, yazmak... Hayat farklı yerlere sürükledi önce, sonra bir bakmışım kendimi bu köşede bulmuşum. Yazmaya çocuk yaşta başladım, tabii kendi kendime. Sonra küstürenler oldu yazmaya, sonra anlamsız baskılar... Gizli gizli yazdım, pes etmedim. Birçoğunu yazar yazmaz çöpe attım kimse görmesin diye. Sonra kendime geldim ve tekrar yazmaya başladım. Şiir yazdım, düz yazı yazdım, bir de romana başladım, bir gün olur da kitaba dönüşür diye, belki de ben öldükten sonra... 

Neden mi bu kadar karamsarım? 

Ben değil aslında, dünya karamsar...

Küsen bir kalemi nasıl anlatabilirim ki?

Dünyada yaşanan katliamları mı, yoksa dünya üzerinde katliamlar yapılırken hiçbir şey olmamış gibi sevgiyi, aşkı, umudu mu yazacaktım? İnsanların kalplerindeki iyiliklerin bir bir nasıl kötülüğe  dönüştüğünü mü? Yoksa güvenilir bulduğumuz her düzenin bize nasıl da ihanet oyunları oynadığını mı? 

Cinayetler çoğaldı, tarafçılık oyunları başladı. Ötekileşmeye karşı olanlar ötekileştirmeye başladı. Yaşanan katliamlardan rant elde edilmeye, düşmanlıklar üretilmeye başlandı. Oysa hepimiz ölümlüsü olduğumuz bu dünyada adı insan olarak dünyaya gelmiştik ve hepimiz birdik, hepimiz aynıydık.

Sonra ne oldu da düşman olduk? 

Çünkü kahrolası IŞİD gibi terör örgütleri yüzünden masum insanları zan altında bıraktık. Çünkü IŞİD gibi terör örgütlerinin gizli ama bir o kadar da bilinen ve kukla oynatır gibi tüm dünyayı avuçlarının içinde yöneten baş katillerin yüzünden birbirimize düşman kesildik. Çünkü ayağa kalkması gereken kitle ayağa kalkmadı. Suçlanan masum kitle sessiz kaldı... Karşı çıkmadı, isyan etmedi, sustu... Ölenler masumlar da aynı sebepten  öldü. 

Çünkü herkes, konuştuğu halde susuyordu...

Ben neyi yazmalıyım ki?

Türkmenler katledilirken sessiz kalan Kürtleri mi?

Kürtler katledilirken sessiz kalan Türkleri mi?

Uzakdoğuda Uygur Türkleri katledilirken sessiz kalan devrimcileri (!) mi? 

Filistin'de Araplar katledilirken sessiz kalan farklı ırklara mensup olan Müslümanları(!) mı?

Yoksa bütün dünyada katliamlar olurken sessiz kalan ama kendi ülkelerinde katliam olduğunda tüm dünyayı ayağa kaldıran Avrupalıları mı?

Biz, acıyı bile sadece kendi acımız olduğunda yaşıyoruz. 

Kendi ırkımızdan, kendi dinimizden, kendi inancımızdan, kendi ideolojimizden olmayanların acılarını duymazdan geliyoruz. Bunu yaparken bile, ötekinin değerlerine saldırarak yapıyoruz.

Neden ayaklanmıyoruz? Neden Müslümanlar IŞİD'e karşı ayaklanmıyor? Neden Devrimciler oturdukları yerden konuşuyorlar? Neden sadece sosyal medyada sesimiz çıkıyor?

Yazacak bir tarafımız yok. 

Uyku daha tatlı...

Ama o da, uçurumdan düşerken uyanıncaya kadar...

 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ebru
Ebru - 3 yıl Önce

Olsun, sen yaz , susmasin yazmayi seven kalemler, okumayi isteyenlere isik oluyor. Ellerine saglik.

banner647

banner521

banner559

banner646