GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
- İzmir Arkeoloji Müzesinden görüntü
- 3 pişmiş toprak heykelciklerden görüntüler
- Müze Müdürü Hünkar Keser ile röportaj
- Müzeyi gezen ziyaretçilerden görüntüler "Peri heykelcikleri" İzmir Arkeoloji Müzesinde ilk kez ziyarete açıldı
- Seferihisar ile Aliağa ilçesindeki kazılarda bulunan heykelcikler, arkeoloji meraklılarını bekliyor
İZMİR (AA) - EFSUN ERBALABAN YILMAZ - Antik Çağ'da ölümden sonra insan ruhuna eşlik ettiği düşünülen 2 bin 300 yıllık tanrı ve peri heykelcikleri, İzmir Arkeoloji Müzesinde ilk kez sergilenmeye başlandı.
"Göremediklerinizi Göreceksiniz" adlı projeyle her ay özel bir eseri ziyaretçilerine tanıtan İzmir Arkeoloji Müzesinin yeni konukları Helenistik Dönem'den kalma "ruh eşlikçileri" oldu.
Mezarlara 2 bin 300 yıl önce ölü hediyesi olarak bırakılan heykelcikleri, İzmir'in Aliağa ilçesindeki 1982 yılında Myrina kazısında, Seferihisar ilçesindeki 2015 yılında Teos kazısında bulunduktan sonra restore edilip depolarda koruma altına alındı.
Yapılan incelemelerden sonra Aliağa'da bulunan ve genç bir erkek olarak tasvir edilen "Eros" olduğu belirlendi.
Seferihisar'daki mezar kazılarından çıkan iki küçük figürinin de "ölümden sonra ruha eşlik etmek üzere yeryüzüne inmeye hazırlanan perileri" olarak tasvir edildiği değerlendiriyor.
- Ustalıkla yapılmış eserler
Müze müdürü Hünkar Keser, AA muhabirine, 3 pişmiş toprak heykelciğin Büyük İskender’in fetihleri sonrasında yaşanan Helenistik Dönem'de, yani milattan önce 330-30 yılları arasında imal edildiğini düşündüklerini söyledi.
Kanatlı kadın figürlerinden ilkinin uzun etekli tipik bir Antik Dönem giysisi, diğer kadın figürünün ise uzun kollu bir üst giysi ile Friglere uzun bir başlık taşıdığını anlatan Keser, genellikle "aşk tanrısı" Eros ile özdeşleştirilen üçüncü heykelciğin ise yarı çıplak betimlenmiş genç bir erkek olduğunu belirtti.
Keser, heykelciklerin tümünün ustalıkla işlendiğini ve perilerin yeryüzüne iniş anını betimlediğini dile getirerek, şu bilgileri verdi:
"İnsanlık tarihi boyunca her zaman ölümden sonra ne olduğunu merak etmiş ve buna ilişkin ritüeller hazırlamışlar. Mezarlara ölen kişilerin en sevdiği silahlar, oyuncaklar ve diğer eşyalar bırakılmış. Çünkü ölümden sonra ruhun bedenden ayrıldığına inanmışlar. Ruhlara eşlik edecek, onlara yol gösterecek aracılara ihtiyaç duymuşlar. Sergilediğimiz eserler de ruha eşlik ettiği ve ölümden sonra mihmandarlık yaptığı düşünülen zarif figürinler."
Heykelciklerin farklı medeniyetlerden izler taşıdığına ve medeniyetleri buluşturduğuna işaret eden Keser, üçünün de paha biçilemeyecek kadar değerli olduğunu ifade etti.
Hünkar Keser, ruh eşlikçisi figürinlerin kimin mezarından çıktığını tam olarak bilmediklerini, ancak konuya ilişkin tahminleri bulunduğunu söyleyerek, "Üst düzey ustalıkla yapılmış bu eserlerin dönemin önemli insanlarına ait olduğunu düşünüyoruz." diye konuştu.
- 12 ayda 12 eser
Depoda koruma altında tutulan eserleri gün ışığına çıkarmak amacıyla gerçekleştirilen "Göremediklerinizi Göreceksiniz" projesi kapsamında son olarak temmuz ayında gladyatörler ile sporcuların vücutlarını yağ ve kumdan temizlemek için kullanılan kazıma aleti "strigilis" sergilenmişti.
Projeyle Ocak 2022'ye kadar her ay, kazılarda çıkarılan nadide eserlerin, ziyaretçilerin beğenisine sunulması planlanıyor.