Mustafa Köker
Mustafa Köker
10 Şubat 2017 Cuma 16:32
Referandum için ilk test Aksaray'da yapıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim hizmetimizin ulaştığı yere bunların hayalleri bile ulaşamaz. Bu 'hayırcılar' var ya bunlar, bunlar sadece laf üretirler, bunlarda hizmet yok. Ama biz size aşığız. Biz Ferhat'ız Ferhat, sizler de Şirin. Dağları Ferhat'a deldiren neydi, aşkıydı. İşte o aşk olunca dağları delersiniz, Tuz Gölü'nün altına da doğalgazı ne yaparsınız, depolarsınız. Bu aşk olursa olur, bu aşk olmazsa olmaz, yan gelip yatarak bunlar olmaz." dedi.

Erdoğan, Aksaray 15 Temmuz Milli İrade Meydanı'nda gerçekleştirilen Tuz Gölü Doğalgaz Depolama Tesisi ve yapımı tamamlanan kamu yatırımlarının toplu açılış törenine katıldı.

Toplam maliyeti 700 milyon doları bulan Tuz Gölü yeraltı doğalgaz depolama tesisinin ülkeye, millete hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, bu proje kapsamında Sultanoğlu yakınlarında Tuz Gölü'nün yüzeyinin bin 100 ile bin 400 metre altında doğalgaz depolarının oluşturulduğunu söyledi. Her biri 630 bin ile 750 bin metreküp arasında kapasiteye sahip 12 suni mağaraya toplamda 1,2 milyar metreküp doğalgaz depolanacağını belirten Erdoğan, böylece gerektiğinde günlük 44 milyon metreküp doğalgazın şebekeye verilebilecek bir rezerve sahip olunacağını bildirdi. 

- "İlk defa tanıştı"

Erdoğan, depoların bir kısmının tamamlandığını, bir kısmı ile ilgili çalışmaların sürdüğünü ifade ederek, "Türkiye daha önceki pek çok ilk gibi burada inşa depolama tesislerinin teknolojisi ve mühendisliği ilk defa tanıştı. Yerin altındaki tuz katmanlarına su basılarak oluşturulan devasa boşluklar gerekli borular, pompalar ve kompresörlerle donatılarak, birer doğalgaz deposuna dönüştürüldü." diye konuştu.

"Neler oluyor görüyorsunuz? Bunlar hep sizin için, bunlar hep bu millet için" diyen Erdoğan, "Öyle mi, 16 Nisan öyle mi?" sözlerine alanda bulunan vatandaşlar "Evet" karşılığını verdi. Bunun üzerine Erdoğan, "Maşallah, Allah nazardan saklasın" dedi.

Aksaray'a gelmek için yola çıkarken anayasa değişikliğini içeren kanunu onayladığını anımsatan Erdoğan, "İmzayı attık, niçin attık? Hayırlı olsun." diye konuştu. 

Tuz Gölü'nün altındaki depolara ilk doğalgaz basma işlemini başlattıklarını ifade eden Erdoğan, buradaki depolardan ilk aşamada ülkenin günlük ihtiyacının altıda biri kadar doğalgazın depolanabileceğini belirtti.

- Erdoğan'dan müjde

"Burada sizlere bir de müjde veriyorum" diyen Erdoğan, "Niye? Burası Aksaray, öyle mi? Aksaray bunlara layık, öyle mi? Siz bizi hiçbir zaman yarı yolda bırakmadınız, öyle mi? Açılışını yaptığımız 1,2 milyar metreküplük doğalgaz depolama kapasitesini 5,4 milyar metreküpe çıkartacak yeni bir yatırımı da başlatıyoruz. Yaklaşık 2 milyar dolarlık bu yatırım da devreye girdiğinde Tuz Gölü'nden sisteme verilebilecek günlük doğalgaz miktarı 80 milyon metreküpe kadar çıkabilecek. Bir başka ifadeyle günlük tüketimi depolanmış gazdan karşılama oranı üçte bire yükselecek. Nereden nereye." ifadelerini kullandı.

Acil durumlarda ülkenin gaz ihtiyacını karşılamaya yönelik başka çalışmaların da bulunduğunu dile getiren Erdoğan, İzmir'de Türkiye'nin ilk yüzen LNG depolama terminalini ve ayrıca ilave bir tesisinin hizmete alındığını kaydetti. Trakya ve Mersin'deki depolama tesisleriyle Türkiye'nin doğalgaz ve LNG yedeklemesi konusunda önemli bir yere gelme yolunda hızla ilerlediğine dikkati çekti.

- "Bu bizim bileklerimizde prangaydı"

Tuz Gölü depolama tesislerinin ülkeye kazandırılmasında emeği geçenlere teşekkür eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunlar basit yatırımlar değil. Bizim hizmetimizin ulaştığı yere bunların hayalleri bile ulaşamaz. Bu 'hayırcılar' var ya bunlar, bunlar sadece laf üretirler, bunlarda hizmet yok. Ama biz size aşığız. Biz Ferhat'ız Ferhat, sizler de Şirin. Dağları Ferhat'a deldiren neydi, aşkıydı. İşte o aşk olunca dağları delersiniz, Tuz Gölü'nün altına da doğalgazı ne yaparsınız, depolarsınız. Bu aşk olursa olur, bu aşk olmazsa olmaz, yan gelip yatarak bunlar olmaz ve bu aşk olursa Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü yaparsınız, nereye? Boğazın üzerine. Bu aşk olursa Boğazın altına Marmaray'ı yaparsınız. Şu ana kadar Marmaray'dan 200 milyona yakın insan geçti. Bu aşk olursa yine Boğazın altına Avrasya Tünelini yaparsınız. Bu aşk olursa Osmangazi Köprüsü'nü yaparsınız. Bu aşk olursa işte şimdi 18 Mart'ta, Çanakkale Köprüsü'nü ne yapıyoruz, 18 Mart Çanakkale Köprüsü'nün temelini atıyoruz. Bu aşk bizi dertli etti dertli şimdi de Karadeniz'i Marmara'ya bağlıyoruz inşallah. Bu yıl onun da adımını atacağız. Biz dertliyiz, biz bu millete aşığız. Onun için koşacağız, onun için kim ne derse desin şu şöyle demiş, bu böyle demiş... İşte onun için diyoruz ki bu sistem var ya bu sistem, bu bizim bileklerimizde prangaydı. 16 Nisan'da bileklerimizdeki bu prangaları söküp atmaya var mıyız?"

Alandaki vatandaşların "Evet" demesi üzerine Erdoğan, "Allah sizden razı olsun." karşılığını verdi.

Tuz Gölü Doğalgaz Depolama Tesisi'nin yanında bugün belediye, il özel idaresi, Toplu Konut İdaresi, ilgili bakanlıkların ve bağlı kurumların 276 milyon lirayı bulan 19 ayrı eser ve hizmetin de toplu açılışını gerçekleştirildiğini belirten Erdoğan, "Bunların içerisinde eğitimden tutunuz sportif bütün yatırımlara varıncaya kadar birçok yatırım var. Aksaray Üniversitemize ait derslik, anfi vesaire yatırımlar var. Bu arada Toplu Konutun yapmış olduğu yatırımlar var sahiplerine bunlar teslim edildi. Çevre Şehircilik Bakanlığımızın yatırımları var, Ortaköy, Sultanönü buralarda atık su ile ilgili attığımız adımlar var." ifadelerini kullandı.

-16 Nisan, 15 Temmuz direnişinin tekrarıdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "15 Temmuz'da bu millet göğsünü tanklara siper etti mi, F-16'lara siper etti mi, helikopterlere siper etti mi? İşte şimdi 16 Nisan geliyor. 16 Nisan'daki 'evet' aynen bunun tekrarıdır." diye konuştu. 

Erdoğan, 15 Temmuz Milli İrade Meydanı'nda gerçekleştirilen Tuz Gölü Doğalgaz Depolama Tesisi ve yapımı tamamlanan kamu yatırımlarının toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, Ankara'dan Aksaray'a karayoluyla geldiğini, Aksaray'a girdiğinde bu ilin oldukça değiştiğini gördüğünü ifade etti. 

Törenin yapıldığı alanda toplanan vatandaşların "Dik dur eğilme, bu millet seninle" sloganları atması üzerine Erdoğan, "Ondan hiç şüphem yok. Biz de sizinle beraberiz. Hamdolsun. Neler yaptılar ama bunların hepsi aşıldı mı? Aşıldı." diye konuştu. 

Dört çocuğunu imam hatip liselerinde okutmuş bir baba olduğunu anlatan Erdoğan, "Kapılarda çok çile çektik. Kızlarımı başörtülerinden dolayı, çocuklarımızı maalesef katsayısına tabi tutarak istedikleri üniversiteye sokmadılar ve biz de çocuklarımızı yurt dışına göndermek zorunda olduk. İmkan vardı, yaptık ve dünyanın en güçlü üniversitelerinde okudular ama Türkiye'de maalesef üniversiteye sokmadılar." ifadelerini kullandı. 

- "16 Nisan'da benim aziz milletim sandığa gidiyor" 

Erdoğan, hiçbir beşeri gücün önünde eğilmediklerini ve eğilmeyeceklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: 

"Biz sadece Rabbimizin huzurunda, rükuda, secdede eğiliriz. Bugüne kadar kimse bizi eğemedi, eğdirtemedi. Şimdi ise şu millet, Allah'ın izniyle ele ele verdiği sürece biz ülkemizi de muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkartacağız. Türkiye, yönetim sistemini değiştirme yolunda önemli bir kavşağa geldi. Bugün buraya gelirken imzayı attım ve şimdi süre başladı. İnşallah 16 Nisan'da benim aziz milletim sandığa gidiyor."

Selçuklu'nun, Osmanlı'nın, Cumhuriyetin şehri Aksaray'ın da bu sürece tarihi bir destek vereceğine inandığını kaydeden Erdoğan, siyasi hayatlarının her döneminde olduğu gibi bu konuda da milletin iradesinin, tercihinin başlarının üzerinde yeri olduğunu vurguladı. 

"Hayatımızın hiçbir döneminde milletten korkanlardan, kaçanlardan, millete tepeden bakanlardan olmadık, olmayacağız." diyen Erdoğan, millete hakim olmaya değil hadim olmaya, efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldiklerini ve buna devam ettiklerini dile getirdi.  

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sonunda ne olacak? Cumhurbaşkanı olsan ne yazar, başbakan olsan ne yazar? Milletvekili, belediye başkanı, vali olsan ne yazar? Trilyarder olsan ne yazar? Ölmeyecek miyiz? Öleceğiz. Gideceğimiz yer neresi? İki metreküp toprak değil mi? Topraktan geldik, toprağa gideceğiz ve musalla taşına koydukları zaman 'Cumhurbaşkanı niyetine' demeyecekler, 'Er kişi, hatun kişi niyetine' diyecekler ve ondan sonra çekip gidecekler. Dolayısıyla kim kime hava atıyor. Geçin bunları. Tevazu, tevazu..." şeklinde konuştu. 

Aksaray Belediye Başkanı Haluk Şahin Yazgı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a günün anısına çini  bir tabak hediye etti

Erdoğan, millete tepeden bakılmayacağını, milletle el ele olunacağını vurguladı. 

Konuşmasında Aksaray'ın türküsünü anımsatan Erdoğan, "Kesik çayır biçilir mi? Sular soğuk içilir mi? Bana yardan geç diyorlar, seven yardan geçilir mi?" dizelerini okudu. 

- "16 Nisan'da tek vatan için 'evet' diyoruz" 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz milletimizi, bayrağımızı, vatanımızı, devletimizi seviyoruz. Gerekirse baş veririz. Gerekirse bedel öderiz. Gerekirse darbelere, muhtıralara, terör eylemlerine göğsümüzü siper ederiz." diye konuştu. 

İstiklal Marşı'nda yer alan "Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın. Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın. Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk'ın. Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın." dizelerini aktaran Erdoğan, "15 Temmuz'da bu millet göğsünü tanklara siper etti mi, F-16'lara siper etti mi, helikopterlere siper etti mi? İşte şimdi 16 Nisan geliyor. 16 Nisan'daki 'evet' aynen bunun tekrarıdır." dedi.

Rabia işareti yaparak alanda toplanan vatandaşlara seslenen Erdoğan, "Sizlere sesleniyorum, bu işareti unutmayın. İşte 16 Nisan'da tek vatan için, tek bayrak için, tek devlet için, tek millet için 'evet' diyoruz. Bizi bölmek istediler, bölemediler. Çünkü biz 80 milyon tek milletiz. Etle kemik gibi ayrılmayız. Bayrağımız, rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi. Yıldız, her yıldız bir şehidimizin ifadesidir. 'Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.' Bu vatan 780 bin kilometrekareyle bölünmez." şeklinde konuştu. 

- "16 Nisan bu işin sinyali olacaktır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandaki vatandaşların "İdam isteriz" şeklinde sloganlar atması üzerine ise şunları kaydetti: 

"Bu konuda benim kanaatimi biliyorsunuz. İnşallah 16 Nisan bu işin sinyali olacaktır. Millet böyle dedikten sonra bunun önünde durulur mu? Benim askerimi, polisimi, köy korucumu, vatandaşımı şehit edenlerin akıbeti aynen dediğiniz gibi idamdır. Parlamentoya gelir, parlamentoda yasama organı ne yapar, anayasayı değiştirir ve adımını atar." 

Anamuhalefetin bundan çekindiğini aktaran Erdoğan, "Ne diyor biliyor musun? 'George ne der? Hans ne der?' Bırak sen George'u, Hans'ı bırak. Ahmet ne der? Mehmet ne der? Ayşe, Fatma ne der? Şu anda toprağın altındaki Mehmed'im ne der? Buna bakacaksın. Mehmedim'in bu noktada kanı yerde kalırsa, bunun hesabını veremezsiniz. Ağlayan annelerin göz yaşını dindiremedikten sonra olmaz." diye konuştu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, referandumda "tek devlet" için de "evet" denildiğini belirterek, "Bizim Türkiye Cumhuriyeti devletinden başka bir devletimiz yok." ifadesini kullandı. 

-Bunun ismi ‘Türk Tipi Cumhurbaşkanlığı’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Anayasa değişikliğiyle getirilen Cumhurbaşkanlığı hükümeti sistemi yani başkanlık sistemi, Türkiye'nin birliğini, beraberliğini, kardeşliğini koruyarak hedeflerine ulaşma konusunda verdiği mücadeleyi güçlendirecektir." dedi.

Erdoğan, Aksaray 15 Temmuz Milli İrade Meydanı'nda gerçekleştirilen Tuz Gölü Doğalgaz Depolama Tesisi ve yapımı tamamlanan kamu yatırımlarının toplu açılış törenine katıldı.

Törende yaptığı konuşmada, Ziya Paşa'nın "Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir. Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir." sözlerini hatırlatan Erdoğan, Tendürek dağlarında, çeşitli bölgelerde, karda, kışta, vatanı, milleti korumak için asker ve polislerin mücadele ettiğini belirterek, "Biz nasıl olur da Mehmedimin, polisimin kanını yerde bırakırız? Onun için 16 Nisan'da evet." ifadesini kullandı.

Kandil'le, PKK'yla, DHKP-C'yle, terör örgütleriyle el ele vererek milletin iradesine ipotek koymak isteyenler olduğunu ifade eden Erdoğan, alandaki "Kararımız Evet" pankartlarını gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandaki vatandaşlara, "Dik duracağız değil mi? Ama buradan ayrıldıktan sonra her şey bitmeyecek, kapı kapı dolaşacağız. Tamam mı?" sözleriyle seslendi.

- "Cumhurbaşkanının aktif olarak partisi olacak"

Türkiye'yi 100 yıl önce olduğu gibi köken ve inanç ayrımıyla parçalayarak kendilerine kul, köle etme niyetinde olanlara 14 yıldır pabuç bırakmadıklarını ve bırakmayacaklarını vurgulayan Erdoğan, sadece rükuda ve secdede eğildiklerini, onun dışında kimsenin kulu ve kölesi olmayacaklarını belirtti.

"Milletimize, kimsenin boyun eğdirmesine izin vermeyiz" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu mücadeleyi en iyi, güçlü, etkili nasıl vereceksek onun yolunu aramaktan asla geri durmadık. Anayasa değişikliğiyle getirilen Cumhurbaşkanlığı hükümeti sistemi yani başkanlık sistemi, Türkiye'nin birliğini, beraberliğini, kardeşliğini koruyarak hedeflerine ulaşma konusunda verdiği mücadeleyi güçlendirecektir. Hedef saptırıyorlar. Neymiş, parlamento yok olacakmış. Eline, diline dursun ya. Böyle bir şey yok. Yasama organı, yürütme yine var. Kim yürütme, cumhurbaşkanı. Çift başlılık kalkıyor. Artık burada kendi kabinesiyle tek otorite ama bir özellik daha var, bazıları Amerika ile karıştırıyor, hayır. Bunun adı Türk tipi cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi. Biz farklı bir sistemle geliyoruz, yani cumhurbaşkanının aktif olarak bir partisi olacak. Buna ne diyoruz, 'Evet' mi?"

Cumhurbaşkanlığı hükümeti sistemine karşı çıkanların derdinin sistemin mahsurlu oluşu olmadığına dikkati çeken Erdoğan, "Onların bu ülke ve millet için iyi, güzel, faydalı olan ne varsa hepsiyle sorunu vardır." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, daha önce 30 olan seçilme yaşının 25'e, anayasa değişikliğiyle de 18'e indirildiğini anımsatan Erdoğan, parlamentoda artık 18 yaşında gençlerin de yer alacağını dile getirdi.

"Ülkemizin son 50, 60 yılında sahip olduğu ne varsa hepsine karşı çıkanlar, bugün cumhurbaşkanlığı sistemine de karşı çıkıyorlar" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, köprü, yol, baraj, enerji santrali, Marmaray, Avrasya Tüneli yapımlarına, uluslararası sermayenin istihdam ve üretim için ülkeye getirilmesine, sağlık reformlarına karşı çıkıldığını anlattı.

- "Bunun dertlisiydim"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun eski SSK Genel Müdürü olduğunu hatırlatan Erdoğan, o dönemdeki hastanelerin durumunu aktararak, bir odada 8, 10 kişinin bulunduğunu kaydetti.

Mersin Şehir Hastanesinin açılışının yapıldığını anımsatan Erdoğan, "Rabbime hamdolsun, bize bugünleri gösterdi. Bunun dertlisiydim. 'Ya Rab, bize ne zaman bu hastaneleri yapmayı nasip edeceksin?' diyordum. Şimdi Mersin'de bin 300 yataklı hastaneyi kurduk." diye konuştu.

Mersin Şehir Hastanesinde suit odaların bulunduğunu belirten Erdoğan, bunların ücretsiz olduğunu anlattı.

Hastaneyi ziyareti sırasında karşılaştığı yaşlı bir kadının kendisine "Siz bize bugünleri de gösterdiniz" dediğini bildiren Erdoğan, kaynakların çeşitlendirilmesiyle yapılan hastanenin 25 yıllığına işletileceğini aktardı. 

-Tek Adamcılık CHP’nin geçmişinde var

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye adeta ikinci bir Kurtuluş Savaşı veriyor. Bu savaşı hem cephede hem de ekonomiden diplomasiye tüm alanlarda veriyoruz. Artık Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal'in dediği gibi 'Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır, o satıh bütün vatandır' diyordu ya biz de 'Bu mücadele bütün vatandır, bütün dünyadır' diyoruz." dedi.

Erdoğan, Aksaray'da Tuz Gölü Doğalgaz Depolama Tesisi ve yapımı tamamlanan kamu yatırımlarının toplu açılış töreninde meydandakilere, "Şuna dikkat edin, biz Kanuni'nin, Fatih'in torunlarıyız. Kanuni, 'Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.' diyordu. Yani koskoca Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye'yi bir sağlıklı nefese feda edebilecek kadar insana değer veren bir anlayış." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na, "Sende böyle bir anlayış var mı? Sen böyle hiç düşünebildin mi? Böyle sağlıklıkçılık yapabildin mi? İşte biz bu eserlerle anılacağız." şeklinde seslendi.

Darbelere, muhtıralara, krizlere yol açan sistemi değiştirmek istediklerini vurgulayan Erdoğan, buna karşı çıkıldığını anlattı. Erdoğan, son 14 yılda Türkiye'ye kazandırılan her hizmeti bu çevrelere rağmen yaptıklarını belirterek Türkiye için ne eser üretildiyse bu kesimlerle mücadele ederek gerçekleştirdiklerini anlattı.

Anayasa değişikliği için 2011'den itibaren verilen mücadelenin doğruluğunu, yaşanan hadiselerin bir bir ortaya çıkardığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin son 3-4 yılında 'Yok canım artık bu kadarı da olmaz' dediğimiz ne varsa hepsi gerçekleşti. Tarihimizin en çok ağaç diken, yeni ormanlar yetiştiren hükümetini yani bizi, 'Ağaç kesiyor' bahanesiyle sokaklarda alaşağı etmeye çalıştılar. Yetmedi, yargı ve emniyet içinde yuvalanmış bir ihanet çetesi, şahsım üzerinden ülkenin meşru, siyasi sistemine el koymak istedi. 

O da yetmedi bölücü terör örgütü, ortada hiçbir sebep yokken bazı ilçelerimizde, sokaklarda, mahallelerde çukurlar kazarak, evlere el koyarak işgal etmeye teşebbüs etti. Buradan da bir şey çıkmayınca çıtayı iyice yükseltip ordu içindeki bir kısım FETÖ mensubu çete, hainler eliyle devletin silahlarını millete çevirip darbe yapmaya kalktılar."

- "Türkiye, adeta ikinci bir Kurtuluş Savaşı veriyor"

Bütün bunlar olurken Suriye ve Irak'ta yakın tarihin en kanlı, ahlaksız ve vicdansız katliamların yapıldığını vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin de aynı duruma düşürülmeye çalışıldığına işaret etti. Erdoğan, milletin bu niyeti sezdiği için her defasında devletin ve hükümetin seçtiği siyasi iradenin yanında yer alarak oyunu bozduğunun altını çizdi.

Sadece ülkenin sınırları içinde değil Cerablus, El Rai, Dabık, El Bab operasyonuyla o bölgelerde hayatın akışını Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Özgür Suriye Ordusuyla (ÖSO) değiştirdiklerini dile getirdi. "Türkiye adeta ikinci bir Kurtuluş Savaşı veriyor. Bu savaşı hem cephede hem de ekonomiden, diplomasiye tüm alanlarda veriyoruz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Artık Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal'in dediği gibi, 'Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır, o satıh bütün vatandır' diyordu ya biz de 'Bu mücadele bütün vatandır, bütün dünyadır' diyoruz." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, burada söz konusu olanın sıradan bir mücadele olmadığını, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları'nın ardından oluşturulan küresel sistemin çatırdadığını ve yerine yeni bir dünya düzeninin kurulduğunu kaydederek, konuşmasına şöyle devam etti:

"Türkiye olarak bu yeni düzende bize biçilen role boyun eğmiyoruz. Kendimiz ve ümidini bize bağlamış tüm kardeşlerimiz için daha adil, hakkaniyetli, insani yeni bir paylaşım talep ediyoruz. Tabii tek başına bunu istemek yetmiyor. Arzularımıza uygun bir güce de sahip olmanız, değilseniz süratle bunu inşa etmeniz gerekiyor.  

Bu ülkede kimsenin Cumhuriyet'le devletle, rejimle bir derdi yoktur. Amaç dünyanın yeniden kurulan düzeni içinde mümkün olan en güçlü, ileri, avantajlı konumu elde etmektir. Bunun için 16 Nisan'a kadar gece gündüz demeden çalışmaya hazır mıyız? Bizi, en başarılı şekilde buraya taşıyacak araçlar neyse onu temin edeceğiz."

- "Türk tipi parlamento getiriyoruz" 

Mevcut yönetim sisteminin sadece askeri darbelere değil siyasi ve ekonomik krizlere açık yapısıyla ülkeyi hedeflerine ulaştırmakta yetersiz olduğuna işaret eden Erdoğan, "Hızlı karar alma ve güçlü uygulama ihtiyacını karşılamak için yönetim sistemimizi değiştirmekten başka çaremiz yoktur. Bu, kimsenin şahsı, hevesi için göze alınacak bir değişim değildir. Böyle bir değişim ancak ülkenin ve milletin geleceği için istenebilir." diye konuştu.

Erdoğan, "Her kim cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini getirip şahsıma bağlıyorsa tek sebebi, milletin kendisine teveccüh etmeyeceğini biliyor olmasıdır. Eğer bu sisteme karşı çıkanların yüzde 50 artı 1 oy alabileceklerine dair en küçük bir ümitleri olsun inanın bana, Mecliste 550'de 550 ile bu değişikliği kabul ederlerdi." açıklamasında bulundu.

Mecliste 550 olan milletvekili sayısının 600'e çıkacağına ve buna karşı çıkıldığına da değinen Erdoğan, "Daha dün senato ve milletvekilliği varken toplam sayı 600'dü, şimdi de 600 oluyor. Milletin dağılımını, milletin parlamentoya yansımasını daha da güzelleştiriyoruz. Burada da Türk tipi parlamento getiriyoruz. Hem senato hem meclis yok, sadece milletvekilleri var." dedi.

Erdoğan, sisteme getirilen eleştirilere işaret ederek, hiçbirinin hakikati yansıtmadığını söyledi. Sisteme karşı çıkanların öne sürdükleri argümanların gayesinin zaten millete gerçekleri anlatmak olmadığını belirten Erdoğan, kafaları bulandırarak ileride kendilerinden hesap soracak tabanlarına mazeret üretmeye çalıştıklarını belirtti. 

- "Ben damdan düştüm"

Kendisini dinleyenlere "Siz, kafanızı karıştırmaya çalışanları boşverin. Ben burada size yeni sistemin ne olduğunu anlatayım mı?" şeklinde seslenen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Geriye doğru dönüp baktığımızda aslına ülkemizde seçimleri açık oy, gizli tasnif yapmışlardır bu ülkede. Yani oy açık kullanılmıştır ama tasnif ne yazık ki gizli yapılmıştır, istedikleri gibi bir netice çıkarmak için. Tek adamcılık kimde var? Şu ana muhalefetin geçmişinde var. Onlarda var tabii. Bu CHP zihniyetinde var. Tek adamcılık bunlarda. Bunların il başkanları, bulundukları illerin valiliğini yapmışlardır. Bunları biliyor muyuz gençler? Bunlarda var bu tür şeyler. 16 Nisan'da bunlara bunun hesabını sormaya var mıyız?

Meclisten çıkan hükümetin ülkeyi yönetmesi ki o da vesayet odaklarının izin verdiği ölçüde, 1952'den sonra başlar. O güne kadar aman ya Rab. Başbakanlar yetkilerini kimi zaman nereden alırlardı biliyor musunuz? Cumhuriyet Halk Partisinden alırlardı. Darbecilerle, kimi zaman yargıdan medyaya, iş dünyasından yabancı güçlere envai çeşit güç odaklarıyla paylaşmak zorunda kalmıştır. 12 Eylül darbesinden sonra millete karşı hiçbir sorumluluğu olmayan cumhurbaşkanı, hükümetin üzerinde vesayet gücü oluşturacak bir konuma yerleştirilmiştir."

Başbakanlığının ilk döneminde, dönemin Cumhurbaşkanı'nın hükümete çıkardığı zorlukları, sıkıntıları en iyi kendisinin bildiğini belirten Erdoğan, "Ben damdan düştüm. Şimdi diyorum ki 'Bize damdan düşen getirin.' İşte onlar burada. Milli irade, millet millet. Bu sistemi, 16 Nisan'da değiştirmeye var mıyız?" diyerek konuşmasını sonlandırdı.

- Törenden notlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım, tören alanına gelişlerinde vatandaşları selamladı.

Konuşmalar sırasında yanına gelen valilik çalışanlarının çocuklarına satranç takımı ve oyuncak bebek hediye eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyen vatandaşları kırmadı. Erdoğan, alandan kendisine seslenen vatandaşı yanına çağırarak sorununu dinledi.

Aksaray'da yayın yapan yerel bir gazetenin çalışanları da gazetenin son baskısını Cumhurbaşkanı Erdoğan'a takdim etti ve hatıra fotoğrafı çektirdi.

Konuşmaların ardından toplu açılış törenine geçildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultanhanı beldesine video konferansla bağlanarak, Tuz Gölü Doğalgaz Depolama Tesisi'nin açılışını gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Başbakan Yıldırım, bakanlar ve diğer konuklarla yapımı tamamlanan eserlerin açılışını yaptı.

Erdoğan, "Tüm bu eserler, Aksarayımıza, Aksaraylılara, milletimize hayırlı olsun. Ama öbür hayırla karıştırmayın. 16 Nisan için bütün güzelliklere hazır mıyız? Ya Allah, Bismillah." diyerek kurdeleyi kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım, törenin ardından vatandaşları birlikte selamladı.

- AK Parti'den referandum şarkısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım'ın kürsüye geldiği sırada, AK Parti tarafından anayasa değişikliğine ilişkin referandum kampanyası şarkılarından ilki olan, sözleri Yalçın Polat'a ait Ceyhun Çelikten'in seslendirdiği "Tabii ki evet" şarkısı ilk kez çalındı.

Şarkının sözleri şöyle:

"Büyük bir millet, güçlü bir devlet, sonsuza kadar biz varız elbet. Haydi büyük ülkem, haydi ha gayret. Gelecek nesiller için tabii ki evet. Tek millet tek vatan için, toprağında yatan için, tüm ecdadı vatan için tabii ki evet. Temmuzda şahitler için, kahraman yiğitler için, gaziler, şehitler için tabii ki evet. Tarafsız bir yargı için, her görüşe saygı için, tarihinin hatrı için tabii ki evet. Göklerden gelen bir karar vardır, yüce milletin bekası için. Sanma başka bir kurtuluş vardır, tam özgürlük için tabii ki evet. Devletimizi istikrarı için, şanlı tarihin tekrarı için, kutlu zaferin ikramı için tabii ki evet."

Açılış töreninin yapıldığı alanın çevresine Türk bayrakları ile Mustafa Kemal Atatürk, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım'ın posterleri asıldı.

Alanın çevresinde yer alan "Milli seferberlik Aksaray'da başladı", "Alnın ak, Tuz Gölü gibi heybetin var. Hasandağı gibi ordun var", "Sayın Cumhurbaşkanım, 2. Kılıçarslan'ın şehri sülehasına, Somuncu Baba diyarına hoş geldiniz", "Kararımız evet, Aksaray Türkiye birinciliği hedefiyle yanınızda Sayın Cumhurbaşkanım" yazılı pankartlar dikkati çekti.

Törene, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile milletvekilleri ve çok sayıda yabancı konuk da katıldı.

AA

Son Güncelleme: 11.02.2017 22:57
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner518

banner521

banner538

banner512

banner30