banner815

Kahvenin gizemli serüveni

Kurduğu kahve firması ile farklı kültürlere hitabeden kahve ürünlerinin de sahibi olan Nedim Aydoğdu, ‘Sultan of Ottoman Türk Kahvesi’ni bu lezzeti tercih edenler dünyanın her yerine ulaştıran kahve elçilerinden. Aydoğdu kahvenin gizemli hikayesini araştırdı ve okurlarımızla paylaştı…

Kahvenin gizemli  serüveni
banner560

LONDRA - Kahve hakkında farklı hikayeler anlatılır… Kimi ülkeler Türk kahvesini sahiplenir kendine maleder…

Hayatını kahveye adamış olan Nedim Aydoğdu da kendince sürekli araştırmalar yaparak bu gizemli içeceği nereden geldiğinin izini sürenlerden…

Kurduğu kahve firması ile farklı kültürlere hitabeden kahve ürünlerinin de sahibi olan Aydoğdu, ‘Sultan of Ottoman Türk Kahvesi’ni bu lezzeti tercih edenler dünyanın her yerine ulaştıran kahve elçilerinden.

Nedim Aydoğdu kahvenin gizemli hikayesini araştırdı ve okurlarımızla paylaştı…

İşte Nedim Aydoğdu’nun araştırdığı ‘Kahvenin gizemli serüveni:’

Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır sözü türklerin geleneksel bir deyimidir. Daha önümüze gelmeden kokusuyla baş döndürür, minicik fincanlara dökülene kadar  içinde pek çok geleneği barındırır ve bıraktığı izlere bakarak geleceğe dair yorumlar yapılır.

Türk kahvesinin sunuluşu bir tören şeklinde olur… Türk misafirperverliğini sıcak bir şekilde sunuluşudur. Günümüzde kız istemeye gidildiğinde kahveyi evlenecek kızın taşımasıda  ve onun pişirmedeki ustalığı ile kahvenin lezzeti önem verilen bir geleneğimizdir.

Milattan sonra  575. asırda Güney Habesistan’da bulunan kahve, Kaffa yöresinde yaşayan  Khaldi  adında bir çoban tarafından tesadüfen  keşfedilmiş ve “kahwa” olarak  sunulmuştur.

Hazırlanışı ise kahve çekirdeği dövülerek toz haline getirilip ezme halinde yenilirmiş.

Kahve 1200. asırda Ethopya’dan  Arabistan yarımadası Yemen’e tacirler tarafından götürülerek üretimi yapılmış ve Yemenliler ‘Yemen Moka Kahvesi’ olarak ticaretini geliştirmişlerdir. 250 yıl Yemen ve Arab yarımadasında tekellerinde tutmuşlardır. Kahve Osmanlıya 1554-1600 yıllarında Suriyeli tüccarlar Hükm ve Şems  tarafından getirlmiş ve Mısır çarşısı tacirlerine sunulmuştur.

Ticareti o tarihten itibaren başlamıştır. (TAHMİŞ –kurukahveci anlamıdır) ve mısır çarşınındaki cadde ismi olup hala bu isim kullanılmaktadır.

Kanuni Sultan Süleyman’a sunulan kahve sarayın özel içecekleri arasına girmiş ve özel olarak  kahvecibaşları eğitilmiştir. (Osmanlı da Kanuni Sultan Süleyman  1520-1566. asır Habesistan valisi Özdemir Pasha’nın kahveyi getirdiği söylenir.)

Dünyada ilk kahve tahta – u-kale’de  Kiva Han adında açılmıştır)

1554. asırda açılan kahvelerde genelikle Zenne’ler garsonlar , güzel ipek gömlekler giyinir hizmet ederlermiş. Açılan kahvehanerin müşterileri, bilgin insanlar, müderris kadı ve yazarların sohbet ettiği mekanlarmış.Osmanlıda kahvehaneler politika yapılan yerler olarak  tanımlanmış ve müslümanlıkta kavrulan herşeyin haram, sayılacağından, din adamları tarafınan yasaklanmıştır. Bu yasak esnasında kahve taşıyan ticaret gemileri batırılmıştır. Kahve yasağı 20 yıl aradan sonra  ve Sultan III. Murat tarafından –1567 tarihinde kaldırılmıştır ve İstanbul’da kahve sayısı 200’e ulaşmıştır.

Osmanlı’nın Avrupa seferi Viyana kuşatması 2 yıl sürmüştür. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa bu sefere çıkarken tonlarca kahveyi birlikte gütürmüş ve Osmanlı  dönüşünde Viyana’da  kahveler kalmıştır esir yeniçeriler, devşirme Polonyalı Kölnitsky tarafından kahve Avusturyalılara öğretilmiştir ve Viyana da ilk kahve (A la Turc) café Viennese  olarak açılmıştır. (Kölnischky caddesinde helahazırda mevcuttur)

İtalyanlar ise Viyana’dan kahveyi alarak Venedik’te San Marco meydanında ilk kahveyi 1612’de Caffe Venice açmışlardır.

Fausto 1720’de açılan bu kahve, Erns Hemigway, Casanova gibi ünlülerin uğrak noktası olmuştur ve  Florian hala açıktır.

Fransa’ya ise kahve Osmanlı Sefir Hoşsohbet Süleyman Ağa tarafından tanıtılmış ve  özel olarak saraydan getirlen kahvecibaşlarının sunduğu partiler düzenlenmiştir.

Paris, Fransa sosyetesi bu davetlerde yer almak için aracılardan ricalarda bulunurlarmış. Paris’te ise kahveyi 1686’da, Sicilyalı Francisko Procopia de Coltelli  açmıştır. Bu kahve evi günümüzde faaliyetini sürdürmekte ve halen çalışmaktadır.  Ardından, St Germain’de açılan Llora da hizmet vermektedir.

İngiltere’ye kahve Sir David Lyods tarfından Viyana’dan getirlmiştir ve ticaretine başlamıştır. İlk kahve  Oxford şehrinde 1650 tarihinde  bir Türk iş adamı tarafından açılmıştır. ‘Lydos Coffee House London’ daha sonra açılmıştır.

İngilterde açılan kahveler özel üyelerce, genelde erekekler tarfından kullanılan mekanlar olduğu için kadınlar protesto edilmiş ve  1675’de King Charles II tarfından  kapatılmıştır.

Kahve dünyada hızla yayılması daha sonraki yıllarda hız kazanmıştır.

Almanya’da Berlin’de Johan Sebastian Bach “Kaffee Kantate” 1732’de açılmış, 1690 yılında Amsterdam’da botanık bahçede kahve bitkisi yeiştirlmiş ve Fransa kralı King Louis XV’e kahve bitkisi verilmiş; Yemen’de yetiştirilen kahve bitkisi King Louis döneminde (16- 60)  bitkiyi Fransız Guyanasına askerlerle göndermiştir. Orada üretilmiş,1727 kahve Brazilyay’ya  Fransız guyanasıdan Vali  Dr.James Douglas’ın eşinin Brezlyalı teğmene kahve bitkisini gizlice vermesini takiben Brzilya’da üretme geçilmiştir.

America Boston’da 1733’de, Maxwell  House Coffee 1886, 1900 Hills Brothers  kavurma ünitesi kurmuşlardır.

1901 Japon American vatandaşı kimyager Şatori Kato ‘Instant’ kahveyi bulmuş ve 1938 Nestle tüm üretim haklarını alarak Nescafe’yi üretmiştir.

Ve kahve kısa zamanda Güney Amerika’ya ulaşmış ve Brazilya dünyanın en büyük üreticisi olmuştur.

Türk kahvesi için Brazilyanın Rio Minas bölgesinde yetişen 17-18. Yüzyılda, 2-3 grade kahve çekideği arabica kullanır. Yemen Mocha Türk Kahvesi’nin has çekirdeğidir.

Türk Kahvesi güneydoğuda Mirra olarak içilir, İtalyan Espresso’dan farkı ise Türk Kahvesi soğuk su ile ağır bir ateşte 10 –15 dakika  pisirme ile bol köpük elde edilir. Ateşe  cezve 2 veya 3 kere konur, çekilir ve  tekrar sürülür. Osmanlı döneminde kahveye şeker konmaz kahve ile birlikte reçel veya lokum yenirdi. Espresso makineden yapılan  kahve türüdür.

Yunanlılar yıllardan beri Greek kahvesi deseler de, Yunanlı yazar Elias Petpopoulas Türk Kahvesi adlı kitabıyla bir gerçeği dünyaya itiraf etti. Kahve dünyaya Osmanlı’dan İstanbul Mısır Çarşısı’ndan yayılmıştır.

Avrupa Kahveciler Birliği, Merkezi İngiltere’de olan S. C. A  E  dünya kahve yarışmaları organizasyonu da Türk Kahve Yarışmasını ismen, “İbrik ve Cezve” olarak tescillemiştir.

İngiltere adına yarışmaya katılan Ayşın Aydoğdu, Copenhagen’da dördüncü, Köln’de üçüncü olmuştur. 

Ve Londra’da yapılan “Dünya Kahve Yarışması”nda “İbrik ve Cezve”, ‘Sultan of Ottoman Türk Kahvesi’ Dünya birincisi olmuştur.

Türk kahvesi dozunda ve tadında içildiği takdirde sağlığa bir zararı yoktur, Teskin edici, sindirime faydası, dinlendirici ve uyarıcı olup enerji verir.

Kahve, ‘Sultan of Ottoman Türk Kahvesi’ İstanbul Mısır Çarşısı’nda Mambocino, İstanbul  Gürme Kahvecilik -İstanbul Turkey tarafından üretilerek dünya pazarına Londra’dan pazarlanmaktadır.

Mambocino tradinational ‘Kumda Türk Kahve Sunuşu Ocağı’ ve gelişen teknoloji ile birlikte Türkiye’de üretilen otomatik Türk kahve maknasını piysaya sunmaktadır.

Kahve ve makina hakkında bilgi edinmek isteyenler, Mambocino Limited’e ‘www.mambocino.com’ internet adresinde ulaşabilecekleri gibi, ‘Sultan of Ottoman’ kahvesi için de Nedim Aydoğdu ile, +44 7730420128 numaralı telefondan temas kurbilirler. E-mail adresi ise şöyle: coffee@mambocino.com

Güncelleme Tarihi: 17 Aralık 2019, 04:28
banner844
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner521

banner814

banner559

banner646