19 Mayıs 2012 Cumartesi

Silah Kürtler\'in sigortası mı?

13 Ocak 2012, 12:39
Silah Kürtler\'in sigortası mı?
Gülay GÖKTÜRK
Leyla Zana açık konuşmuş.

Bu devletin ne yapacağı belli olmaz. Silahlar ortadan kalktığı anda yeniden tepemize binebilir. O yüzden biz silah tehdidini sürdürerek pazarlığa devam etmeliyiz diyor.

Biz de açık konuşalım:
Bu görüş etkili olduğu sürece, PKK-BDP çizgisi silahları sigorta olarak görmeye devam ettiği sürece barış çok zor olacak. Zira onların \"sigorta\" dediği şey, şimdiye kadar Kürt halkının gerçek sigortasının önündeki en büyük engel oldu.
Terör, sadece Kürtler\'e değil hepimize kaybettirdi. Sadece Kürt meselesinde değil, genel olarak demokrasinin yerleşmesinde en önemli barikat oldu.
Bu savaş, askerin siyaset üzerindeki etkisinin ve kontrolünün sürmesinin en temel gerekçelerinden biri oldu.
Bu savaş yüzünden, birçok tabu sorgulanamaz, birçok reform yapılamaz hale geldi; Türk milliyetçiliği ürkütücü boyutlara ulaştı.
Bu savaş yüzünden devlet kirlendi, çeteleşti, Susurluklar, Şemdinliler, Ergenekonlar hep bu savaş ortamında palazlandı.
Kısacası bu savaş hem Türkler\'e hem Kürtler\'e çok şey kaybettirdi.
Bu savaşta kazanan sadece ve sadece derin devlet oldu.

Demokratik mücadele yolu seçilseydi

Tabii ki \"geçmiş öyle değil de böyle yaşansaydı, bugün nasıl olurdu\" sorusu, cevabını hiçbir zaman tam olarak bilemeyeceğimiz bir sorudur.
Ama akıl yürütmeleriyle tahminlerde bulunabiliriz.
Eğer PKK ve 30 yıllık şiddet ortamı olmasaydı; Kürt halkı demokratik reformlar açısından bugünden daha ileri bir noktada olabilirdi.
Öncelikle PKK şiddetinin alternatifinin Kürtler\'in hiçbir şey yapmadan susup oturması olmadığının altını çizelim. Kürtler\'in, on yıllardır süregelen inkâr politikasına karşı mücadele etmeleri elbette gerekliydi. Ama bu mücadele şiddet yoluyla olmak zorunda değildi. Eğer demokratik biçimlerde ısrar edilseydi, siyaset bir çözüm aracı olarak devreye sokulabilseydi, ben inanıyorum ki bugün hem bir bütün olarak Türkiye hem de Kürtler daha iyi bir noktada olurdu.

Asıl sigorta demokratik ittifaklar

Hadi 12 Eylül yıllarını bir yana bırakalım. 12 Eylülcüler\'in vahşi politikaları Kürtler\'e şiddetten başka yol bırakmadı diyelim, son on yıla bakalım.
2000\'li yılların başından bu yana Kürtler\'e ilk defa demokrasi içinde meşru siyasi zeminde mücadele imkânı doğdu. Ama silahlar bunu hep sabote etti.
Eğer silahlar aradan çıkabilseydi, 2002\'de başlayan açılım şu anda çok daha ileri bir seviyeye gelmiş olabilirdi. Açılımın devamı için silahların aradan çekilmesi, şiddetin ortadan kalkması gerekiyordu. Silahlar -kullanılmasa bile- bir tehdit unsuru olarak yedekte tutulduğu sürece siyaset sukut etmek zorunda kaldı, siyasetçinin eli kolu bağlandı, sorun çözemez hale geldi.
Oysa PKK, 2000\'lerin başında, Türkiye\'nin artık 80\'li ve 90\'lı yılların Türkiye\'si olmadığını görebilseydi; kendini yeni koşullara adapte edip mücadeleyi demokratik zeminde sürdürme yolunu seçebilseydi her şey çok farklı olabilirdi.
Aslında bugün hâlâ geç değil. Ama Zana ve arkadaşları hâlâ aynı yanılgıyı sürdürüyor. Kürt hareketinin asıl sigortasının diğer demokratik güçlerle yapılacak ittifaklar olduğunu; haklı zeminde verilen siyasi mücadele ile kamuoyunu kazanmak olduğunu hâlâ görmüyor. Silahları hâlâ belirleyici güç zannediyor.
Bu kavrayışı ile de Kürt toplumunun ortalama kavrayış, algı ve beklentilerinin çok gerisinde kalıyor.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:

    e-gazete

    ARŞİV