İsmimin Öykü olmasından dolayı hep sorarlar bana senin hikayen nedir diye, benim hikayemin bir parçasında insanların hayatına dokunup onları daha sağlıklı hissettirmek, gerçek potansiyellerini görmelerini sağlamak ve güçlerinin farkına varmalarına ışık tutmak var...Farklı hayatlara sağlıklı öyküler, anılar oluşturabilmek için yapıyorum aslında bu mesleği... Diyetisyen olmak, aslında kulağa diyetini yaz geç, kaloriyi azalt, detoks ver gitsin bitsin seklinde geliyor kulağa var mıdır böyle yapanlar bilmem vardır belki de...

Ama benim bakış açımdan olay hiçte o kadar basit değil, öncelikle  kilo yönetimini öğretmek ve bunu hayat tarzı haline getirmelerini sağlamak için zamanla dost olup tüm emeğini harcaman gerek.

Uzun süredir, beslenme davranışı ve psikolojik biliminin arasındaki illişkiyi araştırıyorum, ilk adımımı 2012 de psikoloji yan dalına başlayarak atmıştım. 100 ‘lerce yazılmış makaleler, alanında uzman üniversite profesorleri, Tedx konuşmaları hepsini derleyip topladığımda sonuç hep aynı yere götürdü beni...

Bizim insan olarak  yaratılışımızda  olarak acı hissetmek, üzülmek, hayalkırıklığına uğramak işte bu olumsuz hislere tahammülümüz yok, bu duyguları hissetmemek için bastırmayı seçiyoruz yüzleşip sorunun içinden çıkmak yerine cikolata, baklava yiyerek teselli buluyoruz. Tedx konuşmasıcı Brene Brown bir konuşmasında tüm bu olumsuz duygularımızı baskılamak için yemek yemeyi seçiyoruz diyor, aslında tüm bu olumsuzlukları kabul edip yüzleşmeyi seçersek, bu duyguların içerisinden çıkarak başarıya ulaşacağımızdan bahsediyori.

Bunu neden anlatıyorum, hergün diyetisyenlik yaparken birçok hikaye dinliyorum, tüm bu hikayenin içerisinde yeme alışkanlıkları bağlantısını cozmeniz gerekiyorki karşınızdaki kişide kalıcı bir davranış değişikliği yaratın.

Çabucak kilo verme isteğiniz kendinizi çabucak değerli hissetme ihtiyacınızdan geliyor. İçsel değerimizin rakamlarla, bedenle alakası yoktur, bizim kendimize verdiğimiz değeri biz belirleriz kaç kilo olduğumuz ya da başkalarının bizimle ilgili düşünceleri değil...

Bu güzel yaz günlerinin tadını problemlerinizle yüzleşerek çıkarabilirsiniz. İşte kilo probleminizle ilgili bu hissetiğiniz olumsuz duygu sizde nasıl bir arzu doğuruyor? Siz bu durumda kim olmayı seçiyorsunuz? Kabul edip hayatın akışına bırakan kişi olup kurban rolüne mi giriyorsun ben kilo veremem yok yok hayatta olmaz, ben yapamam... Bunun karşılığı rahat bölgenizden çıkmaktan korkmanızla ilgilidir aslında. Başarısız olup kilo veremezseniz, yeterince iyi olamazsanız herkes size ne der? En iyisi bu kiloda kalayım düşüncesiyle devam edersiniz.

Herşey algıdadır aslında, kilo verme başarımız yeni yaşam alışkanlıkları geliştirmekten geçer. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları olan kişi olarak kendinizi görürseniz, bu algı deneyimleri beraberinde getirecektir.

Bol şans!

Sevgiler,

Öykü

Bana sorularınızı info@umannutrition.co.uk adresinden sorabilirsiniz.

banner647
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner521

banner559

banner646