Tezatlıklar insanın kafasını karıştırmaktan öteye gidemiyor.

 

Bakın bir hayvan sever; Golden Retriever cinsi köpeğini tüy döküyor diye bütün gün balkonda bırakınca, apartman sakinlerininşikayeti üzerine müstakil bir eve taşınmak zorunda kalmış.

Tabii köpek hala tüy döktüğü için müstakil evde olsa bile balkonda yaşıyor.

İnsanın ister istemez kafası karışıyor, bir köpeğin tüylerinin dökülmesi kadar normal bir şey olabilir mi?

Gülü dikeninden dolayı suçlamak gibi bir şey …

 

Bir canlının doğasından dolayı, yaz-kış sürekli balkonda yaşamaya mahküm edilmesinin hayvanseverlikle alakasını anlamak çok zor .

Anlatan kişi bir iki küçük detaydan bahsetmese belki inandırıcı olabilirdi ama artık çok geç…

 

*

 

İngiltere’de kızımın gittiği ilkokulda, daha çok çocuğun öğrenim görebilmesi için, ek bina fikrine, bir çok çevreci aile, imza toplayıp, bu inşaatı engelledi.

Ama aynı çevreci aileler, bir hafta sonra kendi çocuklarınında yeterli sınıf olmamasından dolayı açıkta kalacağını anlayınca, hemen yine imza toplayıp ek binanın yapılması için harekete geçmelerini istedi.

Avrupalı çevreciliği bile işte kendi menfaati söz konusu olunca sözünü yemesi bir haftayı geçemedi.

 

                                                         *

 

Tezatlık insanoğlunun yakasına yapışş sanki…

Mesela gündemin vazgeçilmez konularından birinde de durum benim gözümde pek farklı değil.

Devlet televizyonu olan TRT’yi eleştiren hükümet karşıtları “ benim vergilerimle para kazanan bir televizyon kanalı, benim karşıt görüşümde yayın yapmamalı ” diye protesto ediyor.

Hükümete bağlı TRT bundan önceki 42 hükümette nasıldı ki?

Halkın her kesimine hitap ediyordu da ben mi hatırlamıyorum?

 

 

Peki özel televizyon kanallarının yüzde kaçı hükümet karşıtı kişilere göre yayın yapıyor?

Onlar kimin reytingleri ve reklam verenleri sayesinde kazanıyor?

Her akşam bir başka televizyon kanalında, bütün gece dizi ve yarışma programlarını izleyip reytinglerini arttırırken onları niye protesto edemiyoruz?

 

Demek ki menfaat söz konusu olduğu zaman dünyanın her yerinde benzer şeyler yaşanabiliyormuş.

 

İtalyan yazar Ugo Foscolo ne güzel demiş;

 

“ Menfaatler ön plana geldi mi, öteki ihtiraslara susmak düşer