banner815

Gazeteci Hakkı Devrim, ölümünün 3. yılında anılıyor

Türk basınının öncülerinden gazeteci Hakkı Devrim'in vefatının üzerinden 3 yıl geçti. Türkçeye sahip çıkılması konusunda yaşamı boyunca mücadele eden Hakkı Devrim, yayınlarıyla her zaman gençlere yol gösterici oldu.

Gazeteci Hakkı Devrim, ölümünün 3. yılında anılıyor
banner560

İSTANBUL - Türk basınının usta isimlerinden gazeteci-yazar Hakkı Devrim'in vefatının ardından 3 yıl geçti.

Hakkı Devrim, aslen Kastamonulu bir ailenin çocuğu olarak Eskişehir'de 1929 yılında doğdu. Babası Tapu Müdürü Ruhi Bey'in memuriyeti nedeniyle Anadolu'nun çeşitli illerini küçük yaşta görme imkanı bulan Devrim, ilkokulu Şehzadebaşı'nda, orta öğrenimini Behçet Necatigil, Faruk Nafiz Çamlıbel gibi önemli şairlerin de öğretmenlik yaptığı Kabataş Erkek Lisesi'nde tamamladı.

Devrim, 1951'de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi, öğrencilik yıllarında İstanbul Radyosu'nda söz ve temsil yayınlarında reji asistanı olarak çalıştı.

Üniversite okurken tanıştığı Servet-i Fünun dergisi kurucularından Ahmet İhsan Tokgöz'ün torunu Gülseren Hanım ile evlendi. Bu mutlu beraberlikten iki çocuğu oldu.

Hakkı Devrim gazeteciliğe 1952'de Son Saat'teki röportaj yazarlığı ile başladı. Tercüman, Havadis, Yeni Sabah gibi önemli gazetelerde farklı görevlerde çalışan Devrim, uzun yıllar Yeni Sabah'ta Sabiha Deren mahlasıyla "Fısıltı" isimli köşenin yazarlığını yaptı.

- Yassıada tanıklığı

Yassıada duruşmaları gibi dönemin önemli olaylarına tanıklık eden Hakkı Devrim, gazeteci Soner Yalçın'ın "Oradaydım" belgeselinde o dönem ki medyayı ve olayları şu sözlerle anlatmıştı:

"Şükrü Baban, gazetenin yazarlarındandı. Bizim oradaki heyecanımızı ve sevincimizi gördü. Dedi ki 'Hakkı, seni biraz ayıpladım.' Ben de 'Ne yaptım?' dedim. 'Sana kesin bir hüküm söyleyeyim: Askeri müdahaleler, milletler, toplumlar için sevinilecek hadiseler değildir.' Kelime kelime hatırımda. Bunu sonra çok insana tekrar ettim. Ben onun bu uyarısı sayesinde Demokrat Parti iktidarı tarafından üniversiteli öğrencilerinin cesetlerinin, iz bırakmamak için Zeytinburnu'ndaki Et ve Balık Kurumunda kıyma makinelerinden geçirildiğini, buna benzer haberleri, Celal Bey'in İsviçre Bankası'nda 103 milyon lira parası olduğuna dair haberi kullanmadım. O haberlere alet olmadığım için şimdi memnunum. Sebebi Şükrü Hoca'dır. Ben de bütün arkadaşlarımla beraber 'Despot Menderes iktidarı devrildi.' diye ilk anda hiç değilse 24 saat sevindiğimi itiraf ediyorum."

- Yayıncılık

Meydan dergisinin kurucuları arasında yer alan Hakkı Devrim, Meydan Larousse Ansiklopedisi'nin genel yayın müdürlüğünü yaptı. 1973 yılında arkadaşlarıyla Kaynak Yayınlar Kitabevi'ni kurdu. Devrim, Türkiye 1923-1973 Ansiklopedisi, Başlangıcından Bugüne Dünya Tarihi, Elörgüsü ansiklopedisi, Meydan Larousse gibi kaynak kitaplara imza attı.

1980'de gazeteciliğe bir süre ara verip tavuk çiftliği işine giren Devrim, kısa süre sonra Doğan Yayın Grubu ile gazeteciliğe döndü.

Devrim, Milliyet, Posta ve son olarak Radikal'deki köşesi ile birlikte Doğan Grubu Yayın Konseyi, Aydın Doğan Vakfı Mütevelli Heyeti ve Doğan Kitapçılık Yayın Kurulu üyeliklerinde bulundu.

Hakkı Devrim, CNN Türk’te "Hakkıyla sohbet", "Günbegün" ve NTV’de Mirgün Cabas ile "Günlerin Getirdiği” programını sundu. Devrim, Okan Bayülgen’in sunduğu Medya Kralı programındaki daimi konuk olarak geniş kitlelerce tanındı.

- "Türkçeyi kendi haline bırakmışız, bakımsız bir toprak gibi"

Medyadaki Türkçe kullanımı konusunda meslektaşlarına televizyon programları ve gazetedeki köşesiyle yol gösterici olmaya çalışan Hakkı Devrim, TRT'de katıldığı bir programda, Türkçeye sahip çıkılması gerektiğini şu sözlerle anlattı:

"Bir dil imla kılavuzunda, yüzde 100'e yakın bir mutabakata varmamışsa işe başlamamıştır. Kendi haline bırakmışız, bakımsız bir toprak gibi. Çalılar çırpılar içinde, sel sularıyla iğrilmiş, yamulmuş, terk edilmiş bir toprak gibi Türkçe."

Devrim, adabı muaşeret kurallarının gençler tarafından öğrenilmesi ve benimsenmesi için de gayret sarf etti.

- "İnsanın can yoldaşını kaybetmesi hiçbir acıya benzemiyor"

"Lülüş" diye seslendiği eşi Gülseren Hanım'ı, 2008'de kanser hastalığından kaybeden Devrim, gazeteci Ayşe Arman'a verdiği röportajında eşinin ölümünden duyduğu üzüntüyü şu sözlerle dile getirmişti:

"Küçük bir kabristanım var. Şöyle bir hesapladım, benim sevdiğim insanlardan oluşan küçük bir kabristanım var. Hepsini tek tek yazdım, çok canımı yakan ölümler olmuş. Tam 45 kişi. Lülüş, 46'ncıydı. Yırttım attım listeyi...Rüyalarımda Lülüş hep benimle, bana sahip çıkıyor, boşluğa düşmemi engellemeye çalışıyor. Sürekli onunla ev bakıyoruz ama beğenmiyoruz. Birinin badanasını, birinin balkonunu, aramaya devam ediyoruz. İkimizi yokuşlarda görüyorum, tırmanıyoruz, hiç bilmediğimiz semtlere gidiyoruz. Sonra kamp gibi bir yere geliyoruz, bir odadayız, ben odadan çıkıyorum, tuvalete gidiyorum ama odanın numarasına bakmamışım, hangi odadan çıktığımı bulamıyorum, Lülüş nerede, ona ulaşamıyorum. O kadar fena bir şey ki, insanın eşini, can yoldaşını kaybetmesi, hiçbir acıya benzemiyor. Birbirini çok sevenlere, 'İnşallah Allah ikinizin canını da bir trafik kazasında aynı anda alır.' gibi abuk bir temennide mi bulunayım? Ne diyeyim, bilmiyorum ki..."

- Vefatı

Hakkı Devrim, 15 Haziran 2016'da 87 yaşında, yaşlılık ve kanser nedeniyle hayata gözlerini yumdu. Devrim, Kilyos'taki aile mezarlığında defnedildi.

Birlikte program yaptıkları arkadaşı ünlü televizyoncu ve oyuncu Okan Bayülgen, Devrim'in ölümünün ardından, "Lülüş aramızdan ayrıldıktan sonra fazla yaşamayacağını düşünürdük, arkadaşları dostları olarak. Yine de 8 yıl yaşadı. Gülseren Hanım'la olan ilişkisi çok özel bir ilişkiydi. 60 yıllık arkadaşları var, iki entelektüel. Onun geçip gitmesinden sonra hakikaten çok zor bir hayat oldu Hakkı Ağabey için. Gülseren Hanım, Hakkı Ağabey, kızları Zeynep, oğulları Serdar, çok güzel çocuklar yetiştirdiler, çok iyi anneanne, dede oldular." ifadelerini kullanmıştı.

AA

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner521

banner559

banner814

banner646