Yazar Cengiz Dağcı, ölüm yıldönümünde Londra’da anıldı

Kırımlı Tatar yazar Cengiz Dağcı ölümünün 5. Yılında Londra’da düzenlenen etkinlikle anıldı.

banner560

Kırımlı Tatar yazar Cengiz Dağcı vefatının 5. Yılında Londra’da düzenlenen etkinlikle anıldı.

İngiltere Türk Dünyası Dayanışma Platformu tarafından düzenlenen anma programı Perşembe akşamı (dün) Londra Yunus Emre Kültür Merkezine gerçekleşti.

İngiltere Türk Dünyası Dayanışma Platformu Başkanı Atilla Abacıoğlu, Emel Kırım Vakfı Londra Temsilcisi Melek Maksudoğlu ve Eurovizyon Haber Sitesi Editörü, Gazeteci Mustafa Köker’in konuşmacı olarak katıldığı anma programında, her üç konuşmacı merhum ile ilgili hatıralarını anlattı.

İkinci Dünya Savaşı yıllarında memleketi Kırım’dan ayrılmak zorunda kalan ve Britanya’ya gelerek yerleşen Cengiz Dağcı, Türk edebiyatına yirmiden fazla eser kazandırdı. Dağcı, 22 Eylül 2011 tarihinde Londra’da vefat etti ve dönemin Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun girişimleri ile memleketi Kırım’da toprağa verilmişti.

-ATİLLA ABACIOĞLU, DAĞCI’NIN ÇİÇEKLERİNİ ANLATTI


Etkinliği organize eden İngiltere Türk Dünyası Dayanışma Platformu Başkanı Atilla Abacıoğlu konuşmasında, merhum Cengiz Dağcı ile aynı bölgede oturduğunu ve sık sık evine yaptığı ziyaretleri anlattı.
Dağcı’nın son döneminde sadece kitapları ile başbaşa bir hayat sürdürrdüğünü hatırlatan Abacıoğlu, “ziyaretlerimde evinin bahçesine çıkardık ve bahçesindeki çiçekleri göstererek, ‘bu çiçekleri aldığım çiçekçi  Türkiye’den geldiklerini söyledi. Ben onları ekip, büyüttüm ve diplerine su dökerken, (biz akrabayız diyerek sevdim)’ diye anlatırdı” şeklinde konuştu.
Dağcı’nın hiç gitmediği halde Türkiye sevgisini her fırsatta dile getiridğinin altını çizen Abacıoğlu, konuşmasında merhum Dağcı’nın romanlarının yanısıra şairliği ve şiirlerine de vurgu yaptı.

-MELEK MAKSUDOĞLU, ‘ONLAR DA İNSANDI’ KİTABINI YORUMLADI



Vefatı sonrası Dağcı’nın Londra’daki eşyalarının Kırım’a ulaştırılması ve cenaze ile ilgili işlemleri üstlenen Emel Kırım Vakfı Londra Temsilcisi Melek Maksudoğlu, konuşmasında yazarın ‘Onlar da İnsandı’ kitabını yorumladı.
Cengiz Dağcı’nın çok ses getiren ve yayınlandığı yıllarda Türkiye’de geniş bir okur kitlesine ulaşan ‘Onlar da İnsandı’ kitabında, Kırım tatarlarını sürgün öncesinde yaşadıklarını aktaran Maksudoğlu, Dağcı’nın kitplarında,kendi ülkesini işgale gelen Ruslara bile kin duygusu ile yaklaşmadığını, nefreti körüklemediğini, roman kahramanlarının dilinden hep insani yaklaştığına işaret etti.



-MUSTAFA KÖKER, REGİNA HANIMIN VASİYETİNİ PAYLAŞTI

Etkinliğin diğer konuşmacısı, gazeteci Mustafa Köker de,  konuşmasında merhum Cengiz Dağcı ile 1990’ların başından vefat ettiği 2011 yılına kadar geçen sürede yaptığı görüşmeler ve diyaloglardan örnekler verdi.
Cengiz Dağcı’yı Türkiye’nin ateş çemberinden geçtiği 1980 öncesi kutuplaşma döneminde kitaplarıyla tanıdığını, Londra’ya geldiğ sıralarda ise merhum Kıbrıslı Türk şair Osman Türkay ile ilk defa birlikte evini ziyaret ederek tanıştığını anlatan
Köker, o tanihten sonra baba-oğul ilişkisi şeklinde görüşmelerinin devam ettiğini kaydetti.



Dağcı’nın mutevazı bir hayat yaşadığını, 1990’lı yıllarda iletişimin  sınırlı olması sebebiyle sadece TRT Türkiye’nin Sesi Radyosu’ndan Türkiye’deki gelişmeleri izlediğini hatırlatan Köker, edebiyet ile iglişkisinin ise Türkiye’den kendisine gönderilen yayınlarla sınırlı olduğunu ifade etti.

Kültür eski bakanlarından İstemihan Talay’ın Dağcı’yı ‘Türk Dünyası Yazarlar Kurultayı’na bizzat davet ettiğini, yine eski Kültür Bakanı Atilla Koç’un de merhum Dağcı’yı londra’daki evinde ziyaret ettiğini hatırlattı.

Ölümünden önce eşi Regina ile ilgili bir anısını da paylaşan Mustafa Köker, “Cengiz Bey’in ameliyatı sonrası Regina hanım beni yanına çağırarak, ‘Mustafa, sen oğlumuz sayılırsın. Biliyorsun Cengiz rahatsız. Ben Katolik bir Hristiyanım ama Cengiz Müslüman. Vefat ederse onu Müslüman geleneklerine göre toprağa vermeliyim. Bana İslami cenaze kuruluşlarının irtibat bilgilerini bulur musun’ demişti. Bunu bir vasiyet gibiydi. Regina hanım erken öldü ama Cengiz Bey’in vefatında bu anısını hatırlatmam üzerine merhumun cenazesi camiiden kaldırıldı. Yoksa yakılacaktı” diye konuştu.



-CENGİZ DAĞCI BELGESELİ GÖSTERİLDİ

Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Dr. Mehmet karakuş, İngiltere Türk Öğretmenler Derneği Başkanı Mansur Işıkbol, İngiltere Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Başkanı Ercüment Mustafaoğlu, Çanakkale Platformu Başkanı Servet Hassan’ın da aralarında bulunduğu seçkin dinleyici grubunun hazır bulunduğu anma etkinliğinde, TRT tarafından çekilen Cengiz dağcı belgeseli gösterildi.

-CENGİZ DAĞCI’NIN KISA ÖZGEÇMİŞİ


Fotoğraf Mustafa Köker arşivi

Cengiz Dağcı, 9 Mart 1920 tarihinde Kırım’ın Yalta şehrinin Kızıltaş köyünde doğdu. Çocukluğu kıtlık, yoksulluk, Rus emperyalizminin zulmü ve büyük baskılar altında geçti. İlkokul köyünde, ortaokulu Akmescit'te bitirdi. Kırım Pedagoji Enstitüsü ikinci sınıfında iken İkinci Dünya Savaşı çıktı. 1941’de Ukrayna cephesinde Almanlara esir düştü. Almanların yenilmesi üzerine esir kampından kurtularak müttefik devletler safına sığındı. 1946’da Londra’ya yerleşti. Eserlerinde Kırım Türklerinin Rusların zulmü altındaki hayatını anlatır. Türk edebiyatının en güçlü yazarlarındandır. Hüzünlü bir üslûbu vardır.

FOTOĞRAFLAR: MEHMET ER
 

Güncelleme Tarihi: 31 Ekim 2016, 23:03
banner741
YORUM EKLE
YORUMLAR
cemil demircioğlu
cemil demircioğlu - 2 yıl Önce

Cengiz Dağcı kutuplaşma ve ideoloji manyaklığına kurban edilen değerlerimizden. Türkiye'de sol körü körüne bir ideoloji peşinde koşmaktan bolşevik, stalin zulmünü bile görmezden gelir ve kendi soydaşlarının katledilmesine göz yuman bir anlayışa sahip. Bağnaz bir sol Türkiye solu

Emine Derin
Emine Derin - 2 yıl Önce

Türk halkı birçok konuda olduğu gibi edebiyat, sanat, siyaset adamı harcamakta ya da değer kıymet bilmeme konusunda oldukça hoyrat. Cengiz beyi hiç okumamışsam işte bu hoyratlığın sonucu olmalı

SIRADAKİ HABER

banner521

banner559

banner646