Ramadan Güney'in 'şaibeli ölüm' davası 10 yıl sonra başladı

Avrupa’nın en büyük özel mezarlığının sahibi, Kıbrıslı işadamı Ramadan Güney’in şüpheli ölümüyle ilgili dava 10 yıl sonra başlıyor. Güney’in ölümü üzerindeki sis perdesi kalkmadığı için merhumun cenazesi toprağa verilmedi ve sahibi olduğu mezarlıkta toprak altında özel bir odada bekletiliyor.

Ramadan Güney'in 'şaibeli ölüm' davası 10 yıl sonra başladı
banner560
FARUK ESKİOĞLU
LONDRA

Avrupa’nın en büyük özel mezarlığının sahibi, Kıbrıslı işadamı Ramadan Güney’in şüpheli ölümüyle ilgili dava 10 yıl sonra başlıyor. Güney’in ölümü üzerindeki sis perdesi kalkmadığı için merhumun cenazesi toprağa verilmedi ve sahibi olduğu mezarlıkta toprak altında özel bir odada bekletiliyor.

Babalarının ölümünün şüpheli olduğunda ısrar eden çocukları KKTC adaletine güveniyor.

Oğlu Erkin Güney, 2 Kasım’da babası Ramadan Güney’in 10’ncu ölüm yıldönümü olduğunu belirterek, “KKTC’de süren şüpheli ölüm davasından dolayı babamızı defin edemiyoruz. Nihayet KKTC’de açılan cinayet davasının sonuçlanmasını bekliyoruz” dedi.

KKTC’deki davanın yılan hikayesine döndüğünü belirten oğul Güney, “Nihayet bu yıl KKTC’de emniyet kapsamlı bir soruşturma başlattı. Babamızın öldürüldüğü iddialarımız yeniden incelenecek. Şüphelilerin en kısa zamanda adalet önüne çıkarılarak hak ettikleri cezayı almalarını umuyorum. Bu davayı takip etmek amacıyla KKTC’deyim ve sonuçlanıncaya kadar da burada kalacağım” diye konuştu.

Ramadan Güney, Avrupa’nın en büyüğü sayılan Brookwood Mezarlığını 1985’de satın almış, 2006’da vefat etmesine rağmen çocukları ile eski sevgilisi arasındaki miras tartışması ve hukuki kısıtlamalar nedeniyle defnedilememişti. Royal Courts of Justice’de görülen dava 2012’de sonuçlanmış ve Türk Mezarlığı ve şehitliğini de barındıran Brookwood Mezarlığı’nın yönetimi varislerden eski sevgili Diana Holiday’e verilmişti. KKTC’de süren kalpazanlıktan Ramadan Güney cinayetine uzanan dava ise hâlâ sürüyor.


Merhum Ramadan Güney

OTOPSİDE KANINDA SAF ALKOL BULUNMUŞTU

Kıbrıslı Türk işadamı Kuzey Kıbrıs’ta vefat etmiş ve naaşı Londra’daki Brookwood Mezarlığı’na getirilmişti. Ramadan Güney’in cesedi çocuklarının isteği üzerine mezarlıktan çıkarılarak incelenmiş ve kanında 222mg ethanol (saf alkol) saptanmıştı. Güney kardeşler, içki kullanmayan babasının KKTC’de mafya tarafından öldürüldüğünü öne sürmüş ve babasının ölümünden iki KKTC vatandaşını sorumlu tutmuş ve aleyhlerine dava açtığını açıklamıştı.


Oğul Erkin Güney, "dava sonuçlanıncaya kadar Ada'dan ayrılmayacağım" dedi

Erkin Güney şunları söyledi:
“Babam 2006’da KKTC’de öldüğünde otopsi sonuçlarında kanında 225 mili gram alkol saptandı. Bu alkol kullanmayan babamızın planlanarak öldürüldüğünü gösteriyor. Babamızın henüz 40’ı çıkmadan üzerinde oynanarak sıfırları çoğaltılmış, üzerinde babamızın imzası olan çeklerle bizden para sızdırmak isteyenler ortaya çıktı. Babamın Holliday’e verdiği çekin de bu ekibin elinde olması ne yazık ki araştırılmadı. KKTC’deki bu kalpazanlara karşı mahkemeyi kazanmamıza karşın yasal işlem uzun sürdü… Babamın ölümünden de onların sorumlu olduğuna inanıyorum…” KKTC’de çek sahtekarlarının yargılanmasına kısa bir süre içinde başlanmasını umduğunu belirten Güney, “Çek kalpazanlarıyla babamın öldürülmesi arasındaki ilişkinin de ortaya çıkmasını bekliyorum. Bu dava Londra’ya, Diana Holiday’e kadar uzanacaktır. O zaman İngiltere’deki mahkemelerin Diana Holiday kararı da değişecektir…”

AİLESİNİN TEK İSTEĞİ

Avukat kardeşi Gönül Güney ile birlikte adaletin yerini bulması için mücadele ettiklerini anlatan Erkin Güney, “Çektiğimiz acı anlatılır gibi değil. Babamızı defin edemiyoruz. Tek isteğimiz adaletin tecelli etmesiyle babamızı annemizin yanına gömmek ve katillerinin yargılandığını görmektir” dedi.

KKTC CUMHURBŞKANI’NDAN YARDIM İSTEMİŞTİ

Erkin Güney, dönemin cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun 4 yıl önceki Londra ziyareti sırasında kendisinden yardım istediğini belirterek şunları söyledi: “Sayın cumhurbaşkanına mağduriyetimizi ve acımızı anlattım. Sayın Cumhurbaşkanı da babam Ramadan Güney’i iyi tanıdığını belirterek basından takip ettiğince hâlâ naaşının gömülmeyi beklemesinden büyük üzüntü duyduğunu söylemişti. Sayın Cumhurbaşkanı adaletin tecellisi için elinden gelen yardımı yapacağı sözü de vermişti. Ne yazık ki bu sözden bir şey çıkmadı. Biz eninde sonunda adaletin yerine getirileceğine inanıyoruz.”
Güncelleme Tarihi: 08 Kasım 2016, 03:48
banner741
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner521

banner747

banner646