Londra Bilim Müzesi'nde "Güneş" sergisi

Londra Bilim Müzesi, "Güneş: Yıldızımızla yaşamak" adı verilen sergiyle, tarih boyunca insan ile Güneş arasındaki ilişkiyi ortaya koyuyor.

Londra Bilim Müzesi'nde "Güneş" sergisi
banner560

Londra Bilim Müzesi, "Güneş: Yıldızımızla yaşamak" adı verilen sergiyle, tarih boyunca insan ile Güneş arasındaki ilişkiyi ortaya koyuyor.

Londra Bilim Müzesi’nde kapıları yarın açılacak sergide, bronz çağından bugüne kadar çeşitli medeniyetlerde Güneş ile zaman, sağlık ve enerji ilişkilerini ortaya koyan objeler, interaktif deneyimler ve görseller yer alıyor. 

İnsanoğlunun Güneş’e bağımlılığını ve yıldızla ilgili tarih içinde büyük değişim gösteren bilgisini ve ilişkisini ortaya koymayı amaçlayan sergi çok sayıda tarihi objeyi ve bilimsel aygıtı ilk kez bir araya getiriyor.

“Günler ve Yıllar,” “Günışığı ve Sağlık,” “Güneş Enerjisi” ve “Güneşi Gözlemlemek” bölümlerinden oluşan sergide İngiliz aygıt tasarımcısı John Rowley tarafından 1712’de imal edilen gezegen sistemi modeli de yer alıyor. 

Babil tabletlerinden Güneş ile ilgili kehanetleri içeren bir parçayı da içeren sergide, 19. yüzyıla ait taşınabilir güneş enerjisi paneli, M. Ö. 200 yılına tarihlenen ve ışığı kullanarak ateş yakmakta kullanılan Çin yapımı eğimli bronz ayna, Güneş’in fotoğrafını çekmek için tasarlanan 1857 tarihli ilk kamera, 1566 yılına ait cep güneş saati ile 19. yüzyılda veremli çocukları güneş ışığı altında tedavide kullanılan ahşap el arabası dikkat çekiyor.

Sergi, ABD Başkanı Jimmy Carter'ın yaklaşık 40 yıl önce Beyaz Saray'da "geleceğin enerji kaynağı" olarak basına tanıttığı ancak sonraki Başkan Ronald Reagan'ın depoya kaldırttığı güneş enerjisi panellerinden birini de içeriyor.

- "Işık banyosu"

Sergiyle ilgili bilgi veren müze yetkilisi Kyle Osbrink, Dünya'ya en yakın yıldız konumundaki Güneş’in zaman anlayışımızdan sağlığımıza kadar hayatımızın pek çok yönünü ilgilendirdiğini belirterek, serginin ziyaretçilerin bu konudaki bilgisini ve bilincini yükseltmeyi amaçladığını söyledi. 

Serginin Güneş ile sağlık arasındaki ilişkinin tarihi üzerine odaklanan bölümüne dikkati çeken Osbrink, “Bu bölümde Güneş’in sağlığımız üzerine etkileri, veremden diyabete kadar bir dizi hastalığın tedavisinde tarih içinde nasıl kullanıldığı gibi yönlerinin yanı sıra sağlığı olumsuz etkileyen yanlarından nasıl tarih boyunca korunulmaya çalışıldığı da sergileniyor.” diye konuştu.

Sergilenen en ilginç aygıtlardan birinin “kahvaltı gevreği"nin de mucidi olan Amerikalı doktor John Harvey Kellog’un icat ettiği “Elektrik ışık banyosu” olduğunu anlatan Osbrink, şunları söyledi:

“İçine oturuyor ve elektrikle üretilen yoğun suni gün ışığına maruz kalıyorsunuz. Kellog bununla romatizmadan şeker hastalığına kadar pek çok hastalığın şifası olacağını savunmuş. Tabii sonuçta umulduğu gibi etkili olmadığı ortaya çıkmış.”

Öte yandan Bilim Müzesi ile araştırma şirketi YouGov'un ortaklaşa gerçekleştirdiği ankete göre İngiliz halkının yüzde 25’inin Güneş’in bir yıldız olduğunu bilmediğini, yüzde 80’inin de “uzay hava durumu” kavramını hiç duymadığını aktaran Osbrink, serginin Güneş fırtınlarının dünyaya potansiyel etkileri konusunda da ziyaretçileri bilgilendirmeyi hedeflediğini kaydetti.  

Kayıtlara geçen en büyük Güneş fırtınasının 1 Eylül 1859’da meydana geldiğini belirten Osbrink, “Bu olayla, Güneş’in dünyaya zarar verme potansiyeli ilk defa görülmüştü. Uzay hava durumu artık İngiltere’ni resmi risk değerlendirme kayıtlarında da yer alıyor. Büyük bir Güneş fırtınası elektrik şebekelerini, uydu navigasyonunu ve iletişimini günlerce aksatabilir.” şeklinde konuştu.

Londra Bilim Müzesi'nin “Güneş: Yıldızımızla yaşamak” sergisi 6 Mayıs'a kadar ziyaret edilebilecek.

AA

Güncelleme Tarihi: 05 Ekim 2018, 21:25
banner741
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner521

banner559

banner646