Lib Dem adayı Turhan Özen Eurovizyon'a konuştu

Büyük Britanya Parlamentosu’nda güçlü bir şekilde temsil edilen üç büyük parti arasında hemen her dönemde anahtar konumundaki Liberal Demokrat Parti, 2015 yılında yapılacak genel seçimler için Türk kökenli aday gösterdi. Aynı partinin Avrupa Parlamentosu milletvekili adayı da olan Dr. Turhan Özen, Tottenham bölgesinden Avam Kamarası’na girme mücadelesi verecek.

Lib Dem adayı Turhan Özen Eurovizyon'a konuştu
banner560

Özen, İngiltere aktif siyasetine girişinden adaylığına kadar geçen süreçle ilgili Eurovizyon’un sorularını cevapladı.

İşte sorularımız ve Dr. Turhan Özen’in cevapları…

 

Ne zamandan beri İngiltere siyasetiyle ilgilisiniz?

Doktora öğrenciliği yıllarında öğrenci derneği başkanlığı yaparken, toplum kuruluşları ile ortaklaşa etkinlikler düzenlerdik. Bu esnada siyasiler ile de temas kurmaya başladım. Üniversite öğrencileri olarak gençlere hafta sonu okullarında dersler veriyorduk, milli ve dini bayramlarda üniversite bünyesinde ve birlike çalıştığımız hafta sonu okulları ile beraber halka açık etkinlikler düzenliyorduk. Çok ilgi görüyordu bu organizasyonlar. Siyaset çevresi de bize destek veriyor, çalışmalarımızı teşvik ediyorlardı. İngilter'de siyaset ile ilk dialoglar bu şekilde başladı.


Liberal Demokrat Parti’ye ne zaman üye oldunuz ve aktif olarak parti çalışmalarına kaç yıldır katılıyorsunuz?


2008 yılından beri Liberal Demokrat parti üyesiyim. Partiye katıldığımdan beri hemen her seçim ve araseçim kampanyasına katıldım, parti içerisinde değişik görevler aldım. Islington ilçesinde yönetim kurulunda, parti bünyesinde bulunan, eşitlik ve insan hakları mücadelesi veren, Etnik Azınlık Liberal Demokratlar kurumunun yönetim kurulunda görev aldım. Parti içinde Türkçe konuşan toplumumuz için çalışan ve Türkiye ile ilişkileri güçlendirmek için kurulan Türkiye’nin Liberal Demokrat Dostları gurubunu kurdum. 2010 yılında Islington belediyesi seçimlerinde aday oldum. 2012’den beri de 22 Mayıs 2014 tarihinde yapılacak Avrupa Parlementosu seçimlerinde Liberal Demokrat Parti’nin Londra adayları listesindeyim. Geçen hafta Haringey ilçesinin yaptığı seçimler sonucunda 2015 yılında Partinin Tottenham bölgesi milletvekili adayı seçildim.


Aktif siyaset yapmak için Liberal Demokrat Parti’yi tercih etmenizin özel bir nedeni var mı?


İngiltere ve özellikle Londra, belki de dünya üzerindeki en Liberal toplum. Bu yüzden buraya gelen insanlar adeta aşık oluyor ve başka bir yere gitmek istemiyorlar. Daha önce hayatlarında yaşamadıkları bir özgürlük yaşıyorlar. Geri döndüklerinde ise eski düzenlerine adapte olmakta zorlanıyorlar. Liberal bir toplum yaratıcılık, ilerleme, barış ve huzur için en doğal ortamdır. Bu benim için üzerine titrenmesi ve kıskançlıkla korunması gereken bir atmosfer. Özellikle göçmen kökenli insanlar bunun kıymetini çok iyi bilir.  Ben de Liberal Demokrat Parti’ye bu en kıymetli hazinemize sahip çıktığı için katıldım. Bu değerleri korumak ve geliştirmek için çalışıyorum. İnsanları olduğu gibi, kusurlarına rağmen, on yargısız kabul etmek bize Mevlanın öğütlediği bir terbiye. Bu felsefenin hayata geçirilişini Liberal Demokrat Parti içinde buldum.


Türkiye kökenli bir göçmen olarak mensubu olduğunuz Liberal Demokrat Parti’nin göçmenlerin sorunlarına yaklaşımı ve ilgisini yeterli buluyor musunuz?


Liberal Demokrat Parti’nin göçmenlere yönelik politikaları benim en samimi bulduğum politikalar. Anlamaya çalışma ve empati kurmak için samimi çabalar var ve bu belirlenen politikalara yansıyor. Bizim parti organizasyonumuz diğer partilerinkinde farklı. Bu da böyle konularda siyasi hesaplarlarla hareket etmeye engel oluyor. Her konu bizde açık bir şekilde tartışılır ve oylanarak ortak bir karara bağlanır. Lider veya liderlik kadrolarının yönlendirmesi kendi düşüncelerini dayatması mümkün değil. Parti üyeleri ve delegeleri berlirliyor partinin pozisyonunu. Bu da bizim gibi aktif olarak siyaset ile ilgilenen insanlar için önemli bir fırsat. Duygu ve düşüncelerimizi ifade etmemiz ve bir yanlışlık yapılmasına engel olmamız için elimizde imkanlarımız var. Bu imkanları değerlendirmemiz gerekiyor.


Her seçim döneminde Muhafazakar Parti ve zaman zaman İşçi Partisi’nde yükselen göçmen karşıtlığını nasıl yorumluyorsunuz?


İnsan beyni sık kullandığı bilgilere ulaşmak için adeta bilgisayarlardaki önbellek gibi bir mekanizma ile çalışır. Bu önbellekteki bigilere daha rahat erişir. Sonradan öğrendiği şeyler biraz daha düşünmesi gereken bir mekanizma gerektirdiğinden, hem biraz daha zor eriştiğinden yorar da insanı. İnsanın anadili ile konuşması ve sonrada öğrendiği ikinci bir dil ile konuşması buna çok güzel bir örnek.

Irkçıklık gibi tavırlar insanların ilkel çağlarda hayatta kalma mücadelesi sonucu kendinden farklı olan herkese karşı hissettikleri bir tehdit algısı sonucu zihinlerin önbelleğine yerleşmiş. Oysa yakın tarihimizde acı tecrübeler sonucu öğrendik ki barış ortamında farklılıklar tehdit değil toplum olarak bizi daha ileri götüren zenginlikler. Ne yazık ki bu keşif henüz önbelleğe yerleşip önceki yanlış bilginin yerini almamış. O nedenle pek düşünmeden hareket ettiğinde her insnanın ırkçı olma potansiyeli var.

Özellike hayat koşullarının zorlaştığı dönemlerde, ilkel çağlardaki hayatta kalma güdüsü öne çıktığından, genel olarak tüm toplumlarda ırkçılıkta bir yükseliş gözlenir. Fakat sorumlu politikacılara düşen görev böyle zamanlarda yanlış olduğunu bile bile sadece oy kazanma hesabıyla böyle tepkileri sömürmeye çalışmanın aksine popüler olmama riskine rağmen topluma doğru yönde liderlik yapmaktır. Ne yazıkki İşçi Partisi de Muhafazakar Parti de böyle dönemlerde toplumun hüznünü koruma görevlerini seçim kazanma hırslarına kurban edebiliyorlar.


Sizin de mensubu olduğunuz Liberal Demokrat Parti’nin de ortağı olduğu koalisyon hükümetinin göçmenlere karşı yeni düzenlemeleri genelde olumsuz. Özellikle muhafazakar kanadın değişiklik ve düzenlemeleri nedeniyle koalisyon hükümetinde zaman zaman sıkıntı meydana geldiği kamuoyuna yansıyor. Liberal Demokrat Parti’nin koalisyon ortağı olması göçmenler açısından bir şans mı?


Eğer Liberal Demokratlar hükümette olmasaydı, bugün İngiltere çok farklı bir yer olacaktı. İşçi Partisi bizi koalisyon ortağı olduğumuz için  sağcı gibi yansıtmaya çalışıyor. 2015 seçimleri sonrası İşçi Partisi ile bir koalisyon ortağı olmamız halinde Muhafazakar Parti bizi seçmenlerine solcu bir parti olarak şikayet edecek. Oysa biz merkez partiyiz. Bizim diğer iki partiden farklı olduğumuz nokta bütün politikalarımızın insan merkezli olması. Biz nasılki vücudun bir organında bir arıza olsa bütün vücud bundan etkilenirse, toplumun da bir ferdi mutsuz olduğunda tüm toplumun bundan zarar göreceğine inanıyoruz. Bir kesimin mutsuzluğuna rağmen toplumu mutlu yapmanın mümkün olmadığına inanıyoruz. İşçi Partisi de Muhafazakar Parti de bu nedenle felsefi olarak çok büyük etksiklikler içeriyor. Bu nedenle ekonomide İşçi Partisi’ne, refah adaletinin tesisinde de muhafazakarlara güvenmek mümkün değil. Her iki büyük partinin de bu eksik yönlerini dizginlemek için koalisyon da Liberal Demokrat bir ortağa ihtiyacı var. Tek başlarına dogmatik bir şekilde sacdece ideolojik yaklaşımlarla belirledikleri politikalar nedeniyle İngiltere’de son yüzyıl refah dağılımı adaleti ve ekonominin gelişmesi konularında hep inişli çıkışlı oldu. İlk defa son dört senedir bu kısır döngü kırılmış durumda.


Göçmenler konusunda da Muhafazakar Parti tek başına iktidar olsaydı bugüne kadar yapmaya niyetlendikleri yanlış adımlar engelenemezdi. Bizim iktidar ortağı olarak engel olduğumuz veya düzelttiğimiz o kadar çok durum olduki saymakla bitmez. Liberal Demokrat Parti bu hükümetin adeta sigortası görvenini gördü son dört senedir. Tüm eletktirik tesisatının yanmasına hatta yangın çıkmasına engel oldu. Üstelik bunu çok profesyonel bir şekilde gerçekleştirdi. Dışarıya bu hükümet zayıf ve karar alamayan bir bir hükümet olarak yansımadı. Bu da gerek İngiltere ekonomisine ve gerekse yaşadığı ekonomik sorunları çözme kabiliyetine yönelik herhangi bir şüpheye sebebiyet vermedi.

Bir örnek vereyim. İşverenlerin kanunen, ırkçılık yapıp yapmadıklarını gözlemlemek için, kaç tane dini/etnik azınlık mensubu çalışanı olduğunu kaydetmesi gerekmektedir. Muhafazakar Parti bu zorunlunluğu kaldırmak istedi. Biz izin vermedik. Sinema film sektöründe bu kanun geçerli değil ve bu sektörde azınlıklık mensubu çok az insan vardır. Eğer bu zorunluluk kalksa idi birçok sektör sinema ve film endüstrisinin akıbetine uğrayacaktı.


Milletvekili adayı olduğunuz Tottenham bölgesinde İşçi Partisi oldukça güçlü. Böyle bir bölgeden aday olmak bir risk değil mi?


Önemli olan aday olduğunuz bölgede bir tabanınızın olması. Bildiğiniz gibi Harringay bir küçük İstanbul. Eğer toplumumuzdan Harringay'de aday gösterilen bir aday milletvekili seçilemezse, İngiltere’nin hiçbir yerinden seçilemez. İşçi Partisi güçlü burada, ama yaptığı hizmetlerden dolayı değil. Bir kabile ruhu ile takım tutar gibi insanlar ona yöneldikler için. 197’den beri belediyeyi İşçi Partisi yönetiyor. Partiler arka bahçeleri gibi gördükleri yerlerde iyi bir performans veremezler. Çünkü acaba ne yapabilirim halkı mutlu etmek için diye geceleri uykuları kaçmaz. Kimi aday yapsak da gerçekten bize liderlik yapsa diye bir endişeleri olmaz. Bugün Tottenham'ın da parçası olduğu Haringey belediyesi bütün birleşik krallıkta en çok şikayet alan 4. belediye. En yüksek belediye vergisinin toplandığı ilçelerden birisi olmasına rağmen verilen hizmetler en kötüler liginde. Halk bu durumdan şikayetçi, ve bir umut ışığı arıyor. Mayıs ayında yapılacak yerel belediye seçimlerinde belediyenin kontrolünü almayı umuyoruz. İyi bir yönetimin Totteham ve Haringey için neler yapabileceğini göstermek için harika bir fırsat olacak bu. Burayı insanların en çok yaşamak istediği ilçelerden biri yapabiliriz. Bu mesajı vermek için çok güçlü bir parti teşkilatımız da mevcut.


Aday olduğunuz Tottenham farklı etnik kökenden gelen toplumların yoğun yaşadığı bir çok kültürlü yapısı olan bir bölge. Eğer seçilirseniz Başbakan David Cameron’a rağmen çok kültürlü politikaları parlamentoya taşıyabilecek misiniz?


Ben kendi kimliğimden gurur duyan bir fert olarak Tottenham gibi çok kültürlü ortamlarda kendimi mutlu hisseden bir insanım. Kensington gibi semptlerde aynı şekilde kendimi evimde, sade fakat içten insanlar arasında hissedemiyorum. Totteham milletvekili olursam amacım insanların kendilerini ve kültürlerini gururla sergiledikleri ve bu özelliği ile ilgi odağı olan bir ilçe yapmak Tottenham ve Haringey'i. Bazı insanlar mutluluk ve refah deyince şekilsel bir dönüşüm anlıyorlar. Sanıyorlar ki bütün binalar camdan yapılsa insanlar zengin ve mutlu olacak ve bütün problemler çözülecek. Oysa insanlar etrafında şekillenen şehirler güzeldir. Ve insanın merkezde olduğu ilerleme sadece mutluluk getirir.


Millet vekili olduğum zaman benim Tottenham için vereceğim mücadele bu çizgide olacak. Ülke için de aynı şekilde farklılıkların zenginlik olarak yüceltildiği bir toplum olması için mücadele edeceğim.


Şu anda benzer konularda çalışmalar yapmaya devam ediyoruz. İleride teklif etmek istediğimiz kanun teklifleri üzerinde araştırma yapıyoruz. Mesela sinema sektöründeki firmaların da değişik etnik ve dini guruplardan çalışanlarının sayısını hesaplamalarını istiyoruz. Bu çalışmaları yaparken, kimliğim ve hayat tecrübem beni yönlendirecek. Benzer önceliklere sahip Liberal Demokratlar ile birlikte profesyonel ve aynı zamanda büyük bir aşkla bu konularda çalışmalar yapıyoruz. Etnik Azınlık Liberal Demokratların çalışmalarını yakından takip ederseniz bu konularda büyük emekler verildiğine şahit olacaksınız.




Eğer Avam Kamarası’na seçilirseniz göçmen kökenli toplumların, eğitim başta olmak üzere karşılaştığı farklı sorunlarının çözümünde rol üstlenebilecek misiniz?


Tek başına verdiğim bir mücadele değil bu. Ekip olarak zaten üzerinde çalıştığımız bir konu bu. İçinde yaşadığımız Liberal toplumu daha ileri götürmek, toplumu meydana getiren tüm fertlerin adaletle muamaele gördüğü hiçkimsenin diğerine göre haksız yere bir avantajı olmadığı bir toplum meydana getirmek amacımız. Diğer ülkelere göre çok ilerdeyiz bu konularda. Ancak hala alınacak çok yol var. Bu konuda hem parti olarak, hem parti içinde özel guruplar olarak ve hem de parti dışında sivil toplum kuruluşları ile devamlı ortak çalışmalar ve görüşmeler yapıyoruz. Geçen eylül ayında ‘eğitimde eşitlik’ konusunda yaptığımız bir çalışma, parti manifestosu olarak oybirliği ile kabul edildi. Şu anda sağlık, polis ve göç yasaları için de benzer çalışmalar yapıyoruz.

 

Sizin de mensubu olduğunuz Türkiye ve Kıbrıs kökenli toplum eğitim eşitliğine aykırı olarak Türkçe okullar açısından haklardan yararlandırılmıyor. Bu konu ilgi alanınıza giriyor mu ve ne yapmayı düşünüyorsunuz?


Bu konuda yaşanan en büyük sorun kira ödemeleri. Okullar bunu eğitimlerinin bir tamamlayıcısı olarak görür ve destek olurlarsa mesele çözülecek ancak bunu
bir gelir kaynağı olarak da görebiliyorlar. Okul yönetimleri özerk yapılar. Kaynaklarını nasıl kullanacaklarını empoze etmek mümkün değil. Ancak okul yönetim kurullarında birçok liberal demokrat insan var. Kendileri ile temas kurup, haftasonu olkullarını teşvik etmelerini rica edeceğim. Okul yönetimleri ile veliler arasında iyi bir ilişki kurulursa güzel bir takım çalışması yapılabileceğine inanıyorum. Bu irtibatı kurmaya yardımcı olabilirim. Böyle bir desteğe ihtiyacı olan velilerimizin benimle irtibata geçmelerini rica ederim.


Türkiye ve Kıbrıs kökenli toplumunun siyasi partilere ve aktif siyasete yaklaşımı ve ilgisini yeterli buluyor musunuz?


Elbette çok zayıfız bu konuda. Ama sadece Türkçe konuşan topluma has bir zaafiyet değil bu. Genel olarak İngiltere'nin bir problemi. Bu nedenle siyaset gittikçe çok küçük bir gurup insanın yaptığı bir hizmete dönüşüyor. Bu sağlıksız bir gelişme. Hem toplumun tamamının sesi duyulmadığından kapsayıcı hizmetler vermek zor olur hem de üretilen fikirler büyük bir zenginlikten mahrum kalıyor. Bizim gibi yaş ortalaması olarak genç toplumların siyaset kurumuna verbileceği çok enerji var. Hem toplumumuzun verilen hizmektlerden daha iyi faydalanması hem de tüm toplumun bu zenginlikten mahrum bırakılmaması için insanlarımızı seslerini duyurmaya davet ediyorum. Liberal Demokrat Parti'ye katılmayı düşününen arkadaşlar benimle direkt tamasa geçebilirler. Kendilerine yardımcı olmaktan büyük bir mutluluk duyacağım.


Kısa özgeçmişinizi sizden dinleyelim


Türkiye'de Elazığ'da doğdum, İstanbul'da büyüdüm. Çocukluğumun bir kısmı Almanya Stuttgart'da geçti. 1998 yılında İngiltere’de okumaya geldim. Eğitimimi tamamladıktan sonra bilgisayar yazılımı sektöründe çalışmaya başladım. Halen bir finans şirketinde yazılım mühendisi olarak çalışıyorum. 2007 yılından beri siyasetin içindeyim, özellikle gençlerin siyasete dahil olmaları ve azınlık toplulukların sesini duyurmak için gayret ediyorum.

Güncelleme Tarihi: 25 Şubat 2014, 03:11
banner741
YORUM EKLE
YORUMLAR
Eyüp Sabri
Eyüp Sabri - 5 yıl Önce

turhan özen çok açık ve net konuşmuş... özen'in bulunduğu bölgedeki türklerin silme kendisine oy vererek destek vermeler gerekir. parti taasıundan uzak, oylar turhan özen'e diyorum

Emine Demircioğlu
Emine Demircioğlu - 5 yıl Önce

turhan özen'e siyaset yolunda başarılar.. başka turhanları da ingiliz siyasetinde görmek dileğiyle

SIRADAKİ HABER

banner521

banner559

banner646