Mustafa Köker
Mustafa Köker
12 Ocak 2017 Perşembe 23:12
Cenevre'deki zirve hakkında Çavuşoğlu'nda son dakika açıklaması
banner519

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kıbrıs müzakerelerinde teknik konuları konuşmak üzere 18 Ocak'ta uzmanların, daha sonraki bir tarihte ise bakanların bir araya geleceğini, buradan bir sonuç çıkması halinde de başbakanları davet edeceklerini söyledi.

Çavuşoğlu, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nde yapılan Kıbrıs Konferansı sonrası basın toplantısı düzenledi.

Kıbrıs müzakerelerinde kritik bir aşamaya gelinmesinin ardından adadaki iki taraf ve garantörlerin katılımıyla Kıbrıs Konferansı'nın gerçekleştirildiğini anımsatan Çavuşoğlu, dün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve hükümet yetkilileriyle bir araya gelerek müzakere sürecine ilişkin durum değerlendirmesi yaptıklarını anlattı.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres başkanlığında Kıbrıs Konferansı'nda sabah ilk oturumun yapıldığını, ardından çalışma yemeğinde konuları ayrıntılarıyla bir fikir jimnastiği şeklinde tekrar görüştüklerini dile getiren Çavuşoğlu, Guterres, İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson ve Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ile ikili görüşmelerde bulunduğunu belirtti.

Çavuşoğlu, Guterres ve Mogherini ile Suriye ve Astana süreci konularını da görüştüklerini kaydetti.

Üç garantör ülke olarak İngiltere ve Yunanistan temsilcileriyle görüştüklerini, bunun yanı sıra Guterres ile ayrı bir toplantı da yaparak bundan sonra nasıl bir yol izleneceğine dair yol haritasını ortaya koyduklarını ifade eden Çavuşoğlu, konferansın son bölümünde tekrar bütün tarafların bir araya geldiği bilgisini paylaştı.

Türkiye'nin çözüm konusundaki kararlılığını baştan beri vurguladıklarına dikkati çeken Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

"Kıbrıs'taki sorunun çözümünün Doğu Akdeniz'de güven ve yeni iş birliği imkanları yaratacağına biz inanıyoruz. Bu herkes için kazan kazan sonucu getirecektir. Konferansta alınan kararlar çerçevesinde uzmanlar, bugün dile getirilen görüşlerin nasıl yakınlaştırılabileceğine dair bir teknik çalışma yapacaklar. Bugün itibarıyla bakanlar düzeyinde değil, artık bundan sonra ilk toplantı, bu konferansın devamı şeklinde teknik ekipler tarafından gerçekleştirilecek, yani yardımcılarımız tarafından."

- "Türkiye'nin garantörlüğü Kıbrıs Türk halkı için çok önemli"

Farklı konularda farklı tutumlar bulunduğunu, bunun da doğal olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, "Biz Türkiye olarak güvenlik ve garantiler konusunda tutumumuzu net bir şekilde ortaya koyduk. Bizim tutumumuzla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti heyetinin tutumu tamamen örtüşüyor. Ortada bir gerçek var ki Türkiye'nin garantörlüğü, Türkiye'nin güvencesi, garantisi, Kıbrıs Türk halkı için hayati derecede önemlidir." değerlendirmesini yaptı.

Başından beri her iki tarafın da düşüncelerini dikkate almak gerektiğini söylediklerini hatırlatan Çavuşoğlu, neticede konunun referanduma gideceğini bildirdi.

Kıbrıs Türk halkının Türkiye'den beklentilerinin kendileri için esas kriter olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, bunu da toplantılarda açıkça söylediklerini aktardı.

Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu çerçevede 18 Ocak'ta yardımcılarımız tekrar bir araya gelecekler, her ülke kendi başkentlerinde tüm bu konularla ilgili somut önerilerini hazırlayacaklar. Birleşmiş Milletlerin de yardımıyla tekrar bir araya gelinip tüm bu konulardaki pozisyonları uzmanlar, yardımcılarımız değerlendirecek. Bu değerlendirmeler yapıldıktan sonra tekrar dışişleri bakanları olarak bir araya gelecek ve buradan da bir sonuç çıkarsa başbakanları davet edeceğiz; süreci bağlamak için. Böyle bir süreci izleme konusunda hemfikir olduk, konsensüs sağladık."

Bakan Çavuşoğlu, Türkiye'nin görüşmelerin ara verilmeden sürmesini talep ettiğini ancak Yunanistan tarafının zaman istediğini belirtti.

-“Ucu açık bir süreç olmamalı”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "KKTC'nin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bu konudaki tutumu aynıdır. Yani Türkiye'nin garantörlüğü devam eder, adada da Türk askerinin mevcudiyeti devam eder. Bu Kıbrıs Türk halkının vazgeçilmez talebidir." dedi.

Çavuşoğlu, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nde yapılan Kıbrıs Konferansı sonrası basın toplantısı düzenledi.

Kıbrıs müzakerelerinde teknik konuları konuşmak üzere 18 Ocak'ta bir araya gelecek uzmanlar toplantısında Türk heyetine Dışişleri Bakanlığından Müsteşar Yardımcısı Ahmet Muhtar Gün'ün başkanlık edeceğini bildiren Çavuşoğlu, "Bu akşam Cenevre için son gün ama tamamen bitmiş değil, söylediğim formatta devam edecek." değerlendirmesinde bulundu.

Çavuşoğlu, Kıbrıs müzakerelerinin ucu açık bir süreç olmaması gerektiğini vurguladı.

Bunun somut bir takvime bağlanması gerektiğine işaret eden Çavuşoğlu, "Mont Pelerin'deki ikinci toplantıda Rum tarafı masadan kalktı. Bugünkü başlattığımız 5'li konferans için yer ve tarih de belirlenemedi. Bu işin takviminin belirlenmesi lazım. Ömür boyu bu süreç böyle gidemez. Bu konferansın süreci de ilelebet gitmez. Bu nedenle 18 Ocak'ta başlayıp en kısa zamanda bakanların bir araya gelmesi lazım." açıklamasını yaptı.

- "Adada Türk askerinin mevcudiyeti devam eder"

Bakan Çavuşoğlu, Türk askerinin adadaki varlığıyla ilgili soruyu yanıtladı.

Mevcut durumun süreceğini dile getiren Çavuşoğlu, "KKTC'nin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bu konudaki tutumu aynıdır. Yani Türkiye'nin garantörlüğü devam eder, adada da Türk askerinin mevcudiyeti devam eder. Bu Kıbrıs Türk halkının vazgeçilmez talebidir. Onlar için en hassas hayati konudur. Bu konudaki tutumumuz son derece nettir." diye konuştu.

Konferansta KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın ne düşündüğünü net olarak söylediğini ifade eden Çavuşoğlu, bunun kendilerinin düşünceleriyle örtüştüğünü aktardı.

Kendilerinin düşüncelerinin, Kıbrıs Türk halkının talepleriyle aynı olduğuna değinen Çavuşoğlu, "O nedenle bugün biz de kendi pozisyonumuzu söyledik." ifadesini kullandı.

- "AB'nin sonu ne olacak, bir garantisi var mı?"

Yunanistan ile Kıbrıs Rum Kesimi'nin, garantiler yerine Avrupa Birliğinin (AB) devreye girmesi gerektiği yönündeki yorumlarıyla ilgili soru üzerine Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Bugüne kadar AB hangi çatışmayı engelleyebilmiş, hangi sorunu çözebilmiş? AB'nin sonu ne olacak, bir garantisi var mı? Yarın bu anlaşmayı bir taraf bozdu, AB bunu engelleyebilecek mi? Böyle kulağa hoş gelen sözlerle ortaya çıkan fikirleri bizim kabul etmemiz mümkün değil. Gerçekçi olacağız, işimizi sağlam yapacağız. En kötü ihtimale karşı tedbirleri almamız lazım ki yarın bir sorun çıkmasın. Doğu Akdeniz'de, Ortadoğu'da her bölgede sorun var ama Kıbrıs'ta 43 yıldır hiçbir ciddi sorun yok. O da Türkiye'nin garantörlüğü sayesinde olmuştur. Var olan mevcut sorunlarla bile baş etmekte zorlanan bir kuruluşun hele hele birçok konuda çifte standart içinde olan bir kuruluşun burada güvenliği sağlaması hayalden öte değildir."

AA

Son Güncelleme: 13.01.2017 02:37
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner518

banner521

banner512

banner30