\"Militarizm karşıtı her uygulamaya Kemalist refleksler göstermek yerine bence Ata’nın da istediği muasır seviyeye çıkıldığı için sevinmeniz gerekiyor.\"


Aslında tartışma çok önceden başlamıştı. Ak Parti’nin Hükümeti kurma görevini halktan aldığı zaman. Fakat özellikle son dönemlerde sesler daha fazla yükseldi. Hangi sesler mi? “Cumhuriyet elden gidiyor” sesleri.


Andımız’ın okullarda hem de her sabah aç karnına hala okutuluyor olmasının tartışılması, Dersim olaylarında “Atatürk emir verdi mi vermedi mi” tartışmaları, Katsayı zulmünün kaldırılması ile İmam Hatiplerin önünün açılması vs. gibi konular, birilerinin avaz avaz bağırmasına neden oluyor.


Lakin bu seslerin yükselmesi, 19 Mayıs törenlerinin statlardan, Milli Güvenlik derslerinin ise okullardan kaldırılmasıyla zirve yaptı. Hepsi bir ağızdan “19 Mayıs da elden gitti” diye adeta matem tutmaya başladı.


Oysa sadece statlardaki “Mussolini İtalyası’nın geçitleri” ve Avrupa’da Polonya hariç hiçbir ülkede olmayan militer bir ders kaldırılmıştı o kadar. Bu tip törenlerin hala hangi ülkelerde geçerliliği olduğu hakkında ise zaten epey aydınlatıcı yazılar okumuşsunuzdur. Ben de yinelemeyeyim.


Sonra arkasından Mustafa Akyol’un “Gençliğe Hitabe de bütün okullardan ve ders kitaplarından kaldırılsın” teklifini içeren yazısı geldi.


Aslında bunların hepsi tam da demokrasinin ayak sesleri idi. Yıllardır bize yutturulan değil ama olması gereken “demokrasi”nin!


Lakin nedense bazılarına hiç de öyle gelmiyor. Aslında bu yazının muhatabı da bunların tartışılmasına bilinçli şekilde karşı çıkan bağnaz Kemalistler değil!


Sadece dedesinden, ninesinden, annesinden, babasından öyle görmüş ve demokrasinin de bu olduğunu sanan ve samimiyetle “ülkenin elden gittiğini” sanan insanlar.


İşte bu samimiyetle yaşanan değişimlere karşı çıkanlar, şuna emin olsunlar ki aslında elden giden Cumhuriyet değil, tam demokrasinin ayak sesleridir. Zira 50 yıl öncesinden yapılsaydı bu tartışmalar ve değişimler, bugün hayati sandığımız birçok gündemimizin ne kadar “komik” olduğunu görürdük.


Bu değişimin arkasında millet dinamiği olmasa inanın 28 Şubat sürecindeki gibi hepsi akamete uğrardı. Bu sürecin kıymetini bilmek, köstek değil halkın değişim talebini iyi okuyup desteklemek lazım. Zaten çok geç bile kalındı. Bırakın demokrasi görevini yapsın!


Militarizm karşıtı her uygulamaya Kemalist refleksler göstermek yerine bence Ata’nın da istediği muasır seviyeye çıkıldığı için sevinmeniz gerekiyor.


Emin olun laiklik de Atatürk de elden gitmiyor.


Ve emin olun pek alışık olmadığınız için size garip gelse de demokrasi geliyor sadece!


Hoş gelsin, sefa gelsin…

(platinhaber.com)