Bence su mecrasını buluyor. Biraz dolaştı ama geleceği yer burası idi.

HAS Parti'nin seyir güzergâhından ve AK Parti'ye akış seyrinden bahsediyorum.

İşte Başbakan Erdoğan, HAS Parti Başkanı Kurtulmuş'a "Bütünleşme daveti"nde bulundu.

Gerekçe, Numan Bey'in ifadesiyle "Yeni Türkiye'nin inşası için güç birliği imkanı"nı oluşturmak.

"Mevki-makam arayışımız yok" ifadesi de Numan Bey'e ait.

Böyle bir görüşmenin, altyapısı hazırlanmadan yapıldığını düşünmek mümkün değil.

Altyapısı hazırlanmıştır ve bu süreç, bütünleşmeye doğru gider, diye düşünüyorum.

Bence iyi de olur.
Dediğim gibi, suyun tabii mecrası budur.
Aslında ben, AK Parti'ye, daha sağında diyeyim, bir muhalefet oluşmasını sağlıklı bulduğumu her zaman ifade ettim. HAS Parti doğmadan önce Saadet'in böyle bir misyona sahip olmasını, HAS Parti oluştuktan sonra da HAS Parti'nin böyle bir misyon ifa etmesini diledim.

Ama AK Parti'nin dominant siyaseti, Saadet'in muhalefetini de HAS Parti'nin muhalefetini de vurgulu hale getiremedi. HAS Parti, Numan Bey'in çekim gücüne rağmen bence yeterli kadro birikimini de sağlayamadı. "İslamî sol" gibi tanımlamalar da taşınamaz bir yük haline geldi.

Beklenti hep oldu

Akraba tabanlarda "Numan Bey neden AK Parti'de değil" sorusu hep soruldu.

Bu arada, Tayyip Erdoğan'ın "Üç dönem sonrası" durumu da AK Parti'de oluşacak boşluğa Numan Kurtulmuş'un doldurabileceği spekülasyonları da Kurtulmuş-AK Parti ilişkisini hep canlı tuttu.

Herhalde HAS Parti cenahı da AK Parti'nin, her türlü yıpranmaya rağmen alternatifsizliğini koruduğunu, oylarının yüzde 50 civarında dolaştığını görerek, kendileri için yakın zamanda bir sıçrama imkânı olmadığını fark etti.

Başbakan Erdoğan, "davet" ederek Kurtulmuş'a ve HAS Parti kadrolarına onurlu bir seçim imkânı sunmuş oluyor.

HAS Parti'nin oy oranı yüzde-binde kaç olursa olsun, önümüzdeki, diyelim, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde her oy değerli olduğu için, pozitif bir görünüm sağlayacak.

Başbakan'ın, epeyce bir süredir MHP tabanına sıcak gelecek dil kullanması da bu taban toparlanması çabasıyla bağlantılı olmalı.

Başbakan'ın daveti HAS Parti'nin tamamında olumlu karşılanır mı?

İtirazların olacağı beklenebilir. Bunun için hemen sayılabilecek isimler de var. Onlar sanırım, Numan Bey ile birlikte hareket etmeyecekler. HAS Parti kalır mı, onlar orada siyaseti sürdürürler mi, yoksa parti olarak bir iltihak olur, onlar ayrı bir siyasi yapılanma mı oluştururlar ya da ortada öyle yeni bir siyasi yapı oluşturacak kadro kalır mı, bunları önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Kurtulmuş'a nasıl bir rol?

Bir soru da Numan Kurtulmuş'un AK Parti'de ne yapacağıyla ilgili.
Bence Tayyip Erdoğan'ın boşaltacağı yere adaylığı çok erken bir tahmin. Buna AK Parti'den ciddi itirazlar gelir. Bu yöndeki spekülasyonların AK Parti'yi sancılandırma amacı taşıyacağından da söz edilebilir. Numan Kurtulmuş'un da böyle bir beklentisinin olacağını zannetmiyorum.

Ama Kurtulmuş'un yakın vadede, AK Parti'nin üst istişare ortamında görev alacağı, zaman içinde de farklı sorumluluklar üstleneceği beklenebilir.

Eylülde AK Parti'nin genel kongresi gerçekleşecek. Muhtemel ki Başbakan Erdoğan, bu kongrede Numan Kurtulmuş'a da parti içinde konumuna yakışır bir görev vermeyi hesaplamıştır.

Bence Kurtulmuş'un ve arkadaşlarının AK Parti'ye katılması, AK Parti için de bizzat bu arkadaşlarımızın siyasete daha çok katkıları açısından kendileri için de daha bütüncül bir siyasete imkân vermesi, Kurtulmuş'un şahsında ciddi bir fikri-siyasi birikimin ana yapıya katkı sunması açısından Türkiye için de faydalı olacaktır. Dilerim acil zamanda başarıya ulaşır.


(Bugün gazetesinden alınmıştır)