Posta kutumu tam kapatmak üzereyken bir e-mektup daha düştü. Açtım, "Ta karşına bak" diye bir kısa not. Hoppala! Başımı kaldırıp pencereye göz attım, Karga cenapları! Camı açmam için işaret ediyor,-Kusura bakma, pencere açamam, hava çok sıcak meâline gelen tarzanca el-kol işaretleri yaptım. A, bir e-mektup daha,

 

-Mühim analizlerim var; uzatma, balkon kapısında bekliyorum, diye bir not; altında bir hatırlatma; "O çörekten yine varsa makbule geçer ha!"

 

-Bizim mutfak mahalle fırını mı be, kerataya bak! diye söylenerek mutfağa geçtim, Neyse hoş-beşten sonra çöreği gagalarken mevzuya girdi. "Kuşlar âleminde" dedi, "Yaptığın tahliller büyük sükse uyandırıyor; gaza gelme ama bu kadarını da bil" diye ekledi. Burun büktüm, "Ben senden başka kuş tanımam ki" diye kötü bir espri yapınca çörek genzine kaçmış olmalı, gülerken çırpınmaya başladı, yere düşerken zor toparlandı. Su getirdim, sırtını tokatladım biraz.

 

-Yavaş ol, ciğerimi sökeceksin diye söylendi, "Şaka filan, Perşembenin gelişi Çarşambadan belli olmaya başladı. Numan Kurtulmuş, dükkânı kapatıp yuvaya dönüyormuş diye duydum, ne diyorsun bu işe?"

 

-Haberi minik kuş getirir diye biliyordum dedim, "Niçin bana soruyorsun ki?"

 

-Valla dedi, şunun için fikrini soruyorum; aklına geleni yazıyorsun öyle çat diye önünü ardını hesaplamadan; halbuki sizin âlemde hesapsız kalem oynatmanın mahzurlu olduğunu sanıyorum.

 

-Sen kendine bak yaşlı karga diye azarladım misafirimi, "Numan Bey'in kararı beni, evet şaşırttı ama umulmadık bir gelişme de değildi. Benim endişem, iktidarın bütün alternatiflerini bir şekilde yolunun üstünden kaldırmasıdır; alternatifsiz kalmak tekin bir şey değildir çünkü; en hâlis-muhlis tabiatı bile bozar bir şekilde..."

 

-Niye alternatifsiz kalsın ki iktidar; taş gibi muhalefet partileri var değil midir yani?

 

-Evet, muhalefet var ama taş gibi mi bilemem; bana kalırsa onlar hallerinden memnun. Çomak onların elinde, davul hükümetin omuzunda. Sadece CHP'de biraz kımıltı görüyorum ama doğrusu ümidim yok değişeceklerine dair...

 

Karga son çörek kırıntısını da hallettikten sonra hazım darlığına düşmüş gibi hıçkırarak kanadıyla midesini ovalamaya başladı, "Yahu" dedi, "benimki de biraz görgüsüzlük ama, bir şişe soda olsaydı hayır demezdim biliyor musun?"

 

-Soda kolay fakat karşılığında dişe dokunur bir tahlil isterim Karga, diye takıldım. Sodayı getirdim içti, dedi ki,

 

-Başbakan'ın ajandasını artık belli oldu. Orta vadeli en mühim hedefi Cumhurbaşkanlığı seçimleri... fakat şimdiki statüyle değil, daha başka türlü bir başkanlık arayışında. Şimdiden elini güçlendirmek istiyor. Yaptığı sondajlardan olumlu sonuç alırsa konuyu anayasa tartışmalarında da gündeme getirecek. Her hâl ü kârda Cumhurbaşkanlığı için yapılacak seçimin bütün siyasi dengeleri sarsabileceğini öngörüyor. Partiyi sağlama almak endişesinde... Şaka değil, referandum günlerini hatırla. Referandumdan daha sert bir kamplaşma, daha sert bir kampanya geçirecek Türkiye; karpuz gibi yarılacak kamuoyu...

 

-Biliyor musun dedim, "Boş boş konuşup çörek tüketmekten başka numaran yok senin; bu söylediğini herkes biliyor zaten. Bunları geçelim de sen bana şu uçak kazasının içyüzünü anlatıver; ne diyor Ankara'daki karga arkadaşların?

 

-Valla onu hiç sorma, derken yeniden hıçkırığa tutuldu bizimki, biraz sakinleştikten sonra anlatmaya başladı,

 

-Uludere krizini andırır bir hadiseye benziyor düşen uçak meselesi diyorlar -hıck!-; bilinenlerin hepsi kamuoyuna açıklananlardan ibaret değilmiş -hıck!- Veri toplama konusunda sınıfta kaldığımız söyleniyor -hıck!-, o yüzden konuyu zamana yayıp ağırdan alıyorlar diye duydum -hıck!- Ben artık gitsem iyi olacak, -hıck!- Hadi bana müsaade...

 

-Acele etmeseydin, daha karpuz kesecektim diye takıldım. Zorlukla kanat çırpıp yükseldi. Tâ uzaklarda bile uçarken hâlâ hıçkırdığını görebiliyordum.

(Zaman gazetesinden alınmıştır)