“Ey düştüğü yerden kalkmaya hazırlanan ülke”

‘Diriliş Saati’ nin bir mısrası bu yazımın başlığı oldu.

 Şair Erdem Bayazıt’ın beni en çok etkileyen şiirlerinden biridir…

Memleket’in zor zamanlarını bu kadar ince, hüzünlü ve şairane anlatmak bizim yaşadığımız çağ’a pek uymuyor. 

Bizlerin ki daha çok, kafası karışmış, karıştırılmış, küfürlerin, yalanların, güvensizliğin kol gezdiği, sanal alemin gerçek alemden üstün tutulduğu tuhaf bir zaman…

Gazete ön sayfalarının üçüncü sayfa haberleriyle yer değiştirdiği bir dönem bizim ki…

Son zamanlarda gazete-haber takip etmenin kültürlü veya bilgili olmakla bir alakası olup olmadığını sorgulamaktayım…

Memleketin bir yüzüne bakıyorsun, mutlu, her şey tıkırında edası, diğer taraf ise kan ağlıyor...

Daha dün akşam televizyonda yerli tohumun kullanma yasağını anlamaya ve anlatmaya çalışıyorlardı.

Daha bu sabah televizyonda üretilen her gıdanın üçte birinin çöpe atıldığı israfı anlatıyorlardı.

Daha az önce televizyonda alt yazı geçti.

 ABD, Rusya ile füze alımı sonrası Türkiye’ye yaptırım uygulayacağını açıklamış, onu yazıyorlardı.

Ekonomistleri dinliyorsun, durum felaket, ülke hızla uçuruma sürükleniyor…

Genel dilleri, ironi ile yaklaşımları hep şuna benzer; 

-Dövizle borç alanlar battı!

-Türk parası dururken niye dövizle borç alıyorsun kardeşim!

-Memlekette vardı da biz zevk için mi yurt dışından getirdik! 

-Türk parası geçiyordu da yok biz illa dolar’da mı ısrar ettik…!

Ülkeyi yönetenleri izliyorsun, ülke güllük gülistanlık…

Bir diğer kesime bakıyorsun, kahkahalar eşliğinde iktidarın yanlışlarını anlatıyor.

Zaten onların belirli bir grubu ve izleyicisi var. Kendileri anlatıyor kendileri gülüyor.

Herkes aynı gemideyiz diyor ama hiç kimse aynı gemideymiş gibi yaşamıyor.

Bazı kişiler lüx içinde yaşarken -yiyeceklerin üçte birini çöpe atarken-bir kısım ise çöp bidonlarından yemek toplamakta…

Gerçekten aynı gemide miyiz? 

Demek istediğim şu ki bir ülkede edebiyat kalmadıysa anlama oranı da azalıyor.

Ülkede yaşananları kimse Erdem Bayazıt gibi anlatamıyor…

Ey bir emre hazırlanan simsiyah gecede 

Karanlığı emip emip de gebe kalan 

Ey her depremden sonra biraz daha doğrulan 

Herkesin 

Veba girmiş bir şehrin hem halkı 

Hem seyircisi olduğu bir günde 

Ey düştüğü yerden kalkmaya hazırlanan ülke. 

Her damlası bir zafer müjdecisi…

Mart 2019, Londra

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mustafa Köker
Mustafa Köker - 3 ay Önce

"London" rumuzuyla yorum yazan arkadaş keşke siz de az dürüst olup adınızı yazma cesareti gösterseydiniz. Rumuzla klavye kahramanlığı yapmak kolay! Normalde isimsiz yorumları yayınlamıyoruz ama okurlar görsün adını yazamayan yorumcuları.

Barcelona
Barcelona - 3 ay Önce

Sayın London, Bir yayın organına yalan yanlış saldırmak için keşke güzelim yazıyı alet etmeseydiniz. Bu yazının aslında hiçbir kesime ait olmadığını ikinci okuyuşunuzda anlayacağınızı umarım.

London
London - 3 ay Önce

Güzel bir köşe yazısı olmuş.Emeğinize sağlık.Hayretler içinde okudum bu yazıyı.Yandaş basında böyle omurgalı yazarların olması sevindirici.Keşke şu yazdığınız gazeteyide yorumunuzun içine katsaydın.

Indian WELLS
Indian WELLS @London - 3 ay Önce

Gazeteye ya da yönetimine yönelik siyasi eleştirilerinizi bu köşe yazısının altına yazmanız yersiz ve gereksiz olmuş. Bu yazının içeriğinden siyaset eksenli bir anlam çıkarabilmek için okuduğunuzu algılayamamış olmanız gerekiyor. Umarım bu karamsar ve ezik ruh barındıran saldırgan tavrınızdan bir aydınlanma yaşayarak sıyrılırsınız. Yazarın da satırlarında söz ettiği gibi aydınlanma edebiyat'tan geçiyor, siyasi görüş ve düşüncelere körü körüne bağlı olup sığılıklarda debelenip köreltmekten değil.

Vecahat inan
Vecahat inan - 2 ay Önce

Günümüzü anlatan ve gerçekçi bir yazı eline sağlık

banner647

banner521

banner559

banner646