İngiltere'de parlamenterlere yönelik tehdit tartışmasına Kilise de katıldı

İngiltere Başbakanı Boris Johnson'ın danışmanı Dominic Cummings, bir kitap tanıtımı sırasında yaptığı açıklamada, referandumun üzerinden 3 yıl geçtiğini ve Brexit'in hala gerçekleştirilmemesi nedeniyle bazı kesimlerin kızgın olduğunu söyledi.

İngiltere'de parlamenterlere yönelik tehdit tartışmasına Kilise de katıldı
banner560

LONDRA - İngiltere Başbakanı Boris Johnson'ın danışmanı Dominic Cummings, parlamenterlerin Brexit tartışmaları nedeniyle tepki görmelerine veya ölüm tehdit almalarına şaşırmamaları gerektiğini söyledi.

Cummings, bir kitap tanıtımı sırasında yaptığı açıklamada, referandumun üzerinden 3 yıl geçtiğini ve Brexit'in hala gerçekleştirilmemesi nedeniyle bazı kesimlerin kızgın olduğunu söyledi.

Parlamenterlerin anlaşmasız ayrılık karşısındaki tutumuna dikkat çeken Cummings, "Bir grup politikacıysanız, demokratik bir oylamanın sonucuna saygı duyacağınıza dair yemin ettiğinizi söylüyorsanız ve kaybettikten sonra da 'Bu oylamaya saygı duymak istemiyoruz' diyorsanız ne olacağını sanıyorsunuz?" değerlendirmesini yaptı.

Hem Brexit yanlısı hem de karşıtı parlamenterlerin ciddi tehditler aldığını kaydeden Cummings, "Bu kesinlikle kötü. Nihayetinde durum ancak referandum sonucuna saygı gösterme taahhüdünü yerine getiren parlamento tarafından çözülebilir." dedi.

- "Ölmüş olmam mı gerekiyor?"

Bu açıklamanın ardından İşçi Partili parlamenter Karl Turner, parlamentoda karşılaştığı Cummings'e tepki gösterdi.

Başbakan'ın konuşmasındaki sert tona dikkat çeken Turner, "Ölüm tehditleri aldım, ölmüş olmam mı gerekiyor?" dedi.

Cummings'in "Brexit'i gerçekleştirin." diye cevap vermesi üzerine Turner, "Utanç verici." ifadesini kullanarak, Başbakan'ın parlamenterlerin destekleyebileceği bir anlaşma için Brüksel'de olması gerektiğini söyledi.

- Kabul edilmez"

Öte yandan İngiltere Kilisesi piskoposları da yayımladıkları yazılı bir açıklamayla, taraflara "saygılı davranın" çağrısı yaptı.

Açıklamada, "Başkalarıyla konuşurken saygılı olmalıyız ve ayrıca dinlemeliyiz de. Son birkaç gündür hem parlamento içinde hem de dışında kullanılan ifadeler kabul edilemez." denildi.

Anayasa Mahkemesi kararı sonrası salı günü yeniden açılan parlamento, sert tartışmalara sahne olmuştu. Muhalefet milletvekilleri Johnson'ı diktatör olmak ve yalan söylemekle suçlamıştı.

Johnson ise ölüm tehdidi aldığını söyleyen bir kadın parlamentere "şarlatan" demiş ve muhalefetin AB'ye teslim olduğunu iddia etmişti.

İngiltere'de 2016'da İşçi Partili kadın parlementer Jo Fox, aşırı sağcı bir İngiliz tarafından öldürülmüştü.

- Brexit süreci

İngiltere, 2016'daki referandumda yüzde 48'e karşı yüzde 52 oyla AB'den ayrılma kararı almıştı.

Ancak eski Başbakan Theresa May'in AB ile vardığı anlaşma, 3 kez oylanmasına karşın parlamentoda kabul görmemiş ve Brexit, olası bir anlaşmasız ayrılığı engellemek için önce 22 Mayıs'a daha sonra da 31 Ekim'e ertelenmişti.

May'in istifası sonrası göreve gelen Johnson, hükümet programını hazırlayabilmek gerekçesiyle parlamentoyu tatil etme talebini Kraliçe 2. Elizabeth'e sunmuş, Kraliçe'nin onayıyla parlamento 9 Eylül-14 Ekim için tatil edilmişti.

Ancak Johnson'ın kararını, Brexit sürecinde parlamentoyu devre dışı bırakmaya yönelik bir "anayasal darbe" diye nitelendiren muhalefet partileri, konuyu yargıya taşımıştı.

Anayasa Mahkemesinde görülen davada karar, dün açıklanmış ve Johnson'ın parlamentoyu tatil etme konusunda Kraliçe'ye sunduğu gerekçenin yasa dışı olduğu ifade edilerek tatil kararı yok hükmünde sayılmıştı. Bunun üzerine parlamentonun bugün açılmasına karar verilmişti.

Tatil öncesi İngiliz Parlamentosu, anlaşmasız bir ayrılığın önüne geçmek için Johnson'ı AB'den yeni bir erteleme istemeye mecbur bırakan bir yasayı kabul etmişti.

Ancak şu ana kadar bu yasaya uyacağına dair bir açıklama yapmayan Johnson, anlaşmasız da olsa 31 Ekim'de Brexit'i gerçekleştireceğini söylüyor.

AA

Güncelleme Tarihi: 27 Eylül 2019, 19:43
banner741
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner521

banner559

banner646