Arakanlı Müslümanların kampında bir yılda 48 bin bebek doğdu

Bangladeş'te 700 bin Arakanlı Müslümanın yaşadığı Kutapalong mülteci kampında bu yıl 48 bin bebek dünyaya geldi. 

Arakanlı Müslümanların kampında bir yılda 48 bin bebek doğdu
banner560

Bangladeş'te 700 bin Arakanlı Müslümanın yaşadığı Kutapalong mülteci kampında bu yıl 48 bin bebek dünyaya geldi. 

İngiltere merkezli çocuklara yardım örgütü Save The Children (Çocukları Kurtarın Vakfı), bebekleri dünyaya getiren Arakanlı kadınların kaçının Myanmar askerlerinin tecavüzü sonucu hamile kaldığının bilinmediğini duyurdu. 

İngiliz Guardian gazetesi, Birleşmiş Milletler'in (BM) etnik temizlikle suçladığı Myanmar ordusunun saldırıları sonucu yaşadıkları yerleri terk ederek Bangladeş'e sığınan Arakanlı Müslümanların yaşamlarını ve bebeklerin hikayelerini konu alan bir haber yayımladı. 

Rahime'nin doğduğu gece

Haberde özetle şöyle deniyor:

"Rahime'nin doğduğu gece Bangladeş'te Cox Bazar'daki Kutupalong mülteci kampı yağmur altındaydı.

Dildar Begüm çadırda, doğum sancısı çeken bir Arakanlı kadına yardım ediyordu. Kadın doğumda kanaması durdurulmayınca öldü. Begüm, göbek bağını kestiği bebeği "Allah gönderdi" diyerek sahiplendi. 

3 çocuk annesi 50'li yaşlardaki Begüm, o gece mülteci kampında bir kez daha anne olmuştu. Parası yoktu, karnını doyurmak zorunda olduğu bebeği emziremiyordu. 

Ağustos 2017'de Myanmar askerleri Begüm'ün Buthidaung'daki köyünü ateşe verdi. Sınırı geçip komşu ülke Bangladeş'e giderlerken genç bir çift de onlara katıldı. Adam vuruldu. Birkaç aylık hamile olan kadın, kocasını gömemeden yoluna devam etmek zorunda kaldı.

Sonunda sınırı geçip, BM'nin ifadesiyle "tipik bir etnik temizlik'ten kurtularak kampa gelen diğer 700 bin Arakanlı Müslümana" katıldılar.

Begüm, daha sonra doğumda ölen kadınla aynı yerde yaşamaya başlamıştı.

Arakanlı Müslümanlar için zulmün ve mülteci olmanın beklenmeyen sonuçlarından biri yeni ailelerin oluşmasıydı. Kadınlar, kendilerinin olmayan çocukların anneleri oluverdiler.

'Bebeklerin kaydı yok'

Krizin üzerinden bir yıl geçmişti ve yardım örgütleri Myanmar askerlerinin Arakanlı kadın ve kız çocuklarına tecavüzü nedeniyle yazın bir doğum patlamasının yanı sıra terk edilmiş bebeklerin sayısında da artış bekliyorlardı. 

Save the Children, 2018'te 48 bin bebek dünyaya geldiğini tahmin ediyor. Bebeklerin çoğu çadırlarda dünyaya geldi. Çoğunun kayıtları yok. Bunun nedeni Arakanlıların tecavüz nedeniyle yaftalanmaktan korkması.

'Kadınların çoğu bebeklerini düşürmek için ilaç aldı'

Kamplarda ebelik yapan 35 yaşındaki Seyide Hatun, "Birçok ailenin başına geldi. Kamplardaki kadınlar bebeklerini düşürmek için ilaç aldı. Ama kadınların birçoğu, bunu kendi aralarında bile konuşmuyor" diyor. 

Evlenmemiş kadınların çocuk sahibi olması, aile için bir utanç meselesi.

Seyide Hatun, "Bu durumdaki kadınların eş bulabilme ihtimali azalıyor. Onlarla bazen, evlenecek başka kadın bulamayan yoksul erkekler evleniyor" diye konuşuyor.

Son 6 ay içinde yardım örgütü çalışanları terk edilmiş bazı bebek vakalarıyla karşılaştı. 

Kasım başında, Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü'nün sağlık merkezine 5 bebek bırakıldı. 

Finlandiya Kızılhaçı'nda görevli bir gönüllü, 13 yaşında doğum yapan bir kız çocuğunun bebeğinin yakınları tarafından evlat edinildiğini anlattı.

Save the Children'ın Ağustos'ta yayımladığı bir rapora göre çok sayıda Arakanlı çocuk, şiddet nedeniyle anne babalarını kaybetti, ya da kaçmaya çalışırlarken ailelerinden ayrı kaldı.

'Bebekler ortada kalmadı'

Örgütün Cox Bazar'daki sözcüsü Daphnee Cook, "Korkulduğu kadar sayıda terk edilmiş bebek vakasına rastlamadık" diyor. 

Bunun nedeni, terk edilmiş ve kimsesiz çocuklara yakınlarının, komşularının ve kimi durumlarda yabancıların sahip çıkması.

Ama ailelerin gıda yardımlarına bağımlı olduğu dünyanın en büyük mülteci kampında çocuk bakmak kolay değil. 

Begüm hasır beşiğinde uyuyan yedi aylık Rahime'yi sallarken, "Artık bebek büyütemeyeceğimi düşünüyorum" diyor. Begüm, iki kızından Rahime'yi emzirmelerini istemiş. Ama sütü reddeden Rahime formül süte alışmış. 

Bu Begüm için bir lüks. Zira, formül sütün bir paketi 590 taka (yaklaşık 7 dolar).

BM ve Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü annelere formül süt vermiyor. Begüm artık formül süt alamadığı için Rahime'ye muz, nişasta ve suyla yaptığı mamayı yediriyor, "Hep aç ve sürekli ağlıyor. İnşallah yaşlandığımda o da bana kadar" diyor.

'Bangladeş'e kaçarken kapının önünde bebek buldu'

Eşini kaybeden 5 kız çocuğu annesi 35 yaşındaki Sakine Begüm (Dildar Begüm'le akrabalığı yok) hep bir erkek çocuk istemiş.

Geçen yıl Bangladeş'e kaçarken bir evin önüne kanlar içinde bir erkek çocuk görüp sahiplenmiş.

Çocuk Sakine Begüm'ün iki yaşındaki en küçük kızından altı ay küçük. Begüm, onu kızlarından daha çok emziriyor. "O benim tek oğlum. Bana Allah'ın hediyesi" diyor.

Kızının tecavüz sonucu doğan iki oğluna bakıyor

Arakanlı Müslümanların çilesi geçen yılki göçle başlamadı. Raziye Begüm'ün (Gerçek ismi değil) tarlası Buthidaung'da bir askeri kampın yanındaydı.

Begüm, Myanmar askerlerinin tavuklarını çaldığını, evlerini yağmaladığını ve kadınları taciz ettiğini hatırlıyor. 

Begüm'ün küçük kızı, iki kez askerlerin tecavüzüne uğramış, iki kez hamile kalmış. Kızı bebekleri düşürmeye çalışmış ama düşürememiş. 

Myanmar'da Arakanlı Müslümanların sağlık hizmetlerine erişimi yok.

60'lı yaşlarındaki Begüm'ün beş çocuğu var ve torunlarına bakıyor. Oğlan çocuklarından biri sekiz, diğeri 11 yaşında. Çocuklar ona "Burha Ma" yani "Yaşlı Anne" diyor. Kızı kampta yakınında yaşıyor.

'Çocuklar çekik gözlü'

Komşuları çekik gözlü oldukları için çocukların Myanmarlı askerlerden olduğunu konuşuyorlar. Zaman zaman çocuklar, anneannelerine "Burha Ma, babamız nerede?" diye soruyor.

Begüm "Çocuklar da şüpheleniyor" diyor ve onlara babalarının "savaşta öldüğünü" söylüyor. 

Raziye Begüm, ileri yaşında her gün yapmak zorunda işlerin altında eziliyor Her gün su taşımak, ateş için odun toplamak, çamaşır yıkamak, pilav pişirmek ve ekmek yapmak zorunda. 

Kampta okul yok. Çocukları her gün, uluslararası yardım örgütlerinin açtığı geçici eğitim merkezine gönderiyor. "Okurlarsa ben öldükten sonra daha iyi bir hayatları olur" diyor.

BBC Türkçe

banner741
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner521

banner559

banner646