banner890

Devletin devamlılığı ve kalkışmanın KKTC'ye varan ayak izleri...

Son günlerde gündemde üst sıralarda yer alan iş insanı Besim Tibuk'un adadaki siyasi ilişkileri, kendi televizyon kanalında FETÖ terör örgütünün propagandasını yapması ve son olarak da oğlu Murat Tibuk'un özel bir uçakla KKTC'ye gelerek, VİP'den giriş yapıp muhaceret işlemi yapması ve Sağlık Bakanlığı tarafından kurallar çiğnenerek ayrıcalık tanınıp karantinaya alınmadan ikametgahı olan Merit Otel'e yerleşmesi...

Doğal olarak tüm bunlar kamuoyunda eldeki veriler çerçevesinde tartışıldı. Tartışmaların temelinde; RTÜK kararı ile TürkSat'ın Diyalog TV yayınını durdurması ve buna istinaden 'basın özgürlüğü' çerçevesinde yapılan yorumlardı. Gelişmelere Başbakan Tatar, "Haberim olmadı, basından duydum, gerekli incelemeler yapılacaktır" diye açıklama yaparken, KKTC'nin bu konudaki yetkili mercii olan Yayın Yüksek Kurulu (YYK) da benzeri bir açıklama yaparak “RTÜK tarafından alınan, 'Diyalog TV’nin TürkSat Uydu Merkezi’nden yayın aktarımının durdurulması' kararı, RTÜK’ün kararında açıkladığı yasa maddelerinin ihlali gerekçesi ile alınmıştır” diyerek, “Muhatabımız ve kardeş kuruluşumuz olan RTÜK’ün, ülkemizi ilgilendiren bu tür kararlar öncesinde, bir devlet geleneği hassasiyetiyle, kurulumuza önceden bilgi verilmesi gerektiğine inanmaktayız” ifadesi kullanıldı.

Siyasi parti başkanları genel olarak konuyu 'basın özgürlüğü' çerçevesinde değerlendirdi.

Bir kesim de KKTC'de yayın yapan bir kanalın yayınlarını Türkiye'den bir kurum tarafından nasıl durdurulur noktasında yorumlayıp tepki koydu.

Basın özgürlüğü, mesleki etik ve ahlak çerçevesinde tartışılmalı ve ağzına geleni söylemek, karşındakine hakaret etmek olmamalı. Bugün nasıl etnik kökenle, tercihlerle ve birçok benzeri konularda haber hazırlamak konusunda belirli bir mesleki mutabakat varsa, Tufan Erhürman Hoca'nın katkılarıyla hazırlanan 'özel hayatın gizliliği' yasasına Başbakan başvuruyorsa, birçok siyasi, basın kuruluşlarını şu veya bu sebepten dava edip haklılığını arıyorsa, karikatür, montaj, kolaj gibi konular dava konusu olabiliyorsa, basın özgürlüğü söylemini gerçek anlamda kullanmalı, haksız yere kalkan olarak kullanılmasına müsaade edilmemeli.

Aslında tüm bu yorumların temeline inip konuyu değerlendirecek olursak, 2 madde altında inceleyebiliriz.

  1. Birçok uydu alternatifi varken niye TürkSat?

    KKTC televizyonlarının aylık 9 bin USD civarında olan faturaları TürkSat'a BRT üzerinden KKTC Devleti tarafından ödeniyor. TürkSat üzerinden yayın yapan tüm televizyonlar peşinen TürkSat'ın sözleşme şartlarını kabul eder. Kullanılan uydu TürkSat değil de HOTBIRD veya başka bir uydu olsaydı, bu uydu üzerinden yayın yapan televizyonlar bu kuruluşun sözleşme şartlarını kabul edip yayınlarını sürdürecekti. 2016 yılında TürkSat, Diyalog TV'nin yayınlarını sözleşme şartlarına uymadığı için yine belli bir süre durdurmuştu. Yani bu ilk değil..
     

  2. KKTC'de yetkili merci YYK görevini ve sorumluluklarını yerine getirdi mi ki şimdi RTÜK bize haber vermedi diyor?

    19 Temmuz 2016 tarihinde Bakanlar Kurulu FETÖ/PDY terör örgütü KKTC'de terör listesine alındı. Buna rağmen gerek bu tarihin hemen öncesi gerekse sonrası Diyalog TV'de kanalın sahibi Besim Tibuk'un katıldığı birçok programında FETÖ terör örgütünün propagandası, gerekse yasalarımızda yer alan 'yabancı devlet büyüklerine hakaret ve KKTC ile bir başka ülkenin arasını açmakla' ilgili maddeye rağmen yapılan yayınlarla ilgili kanal, program ve Besim Tibuk aleyhine bir karar üretmeyen YYK, destekler nitelikte sessiz kalmış ve görmemezlikten gelmiştir.

    Görmemezlikten gelerek, bağlı olduğu Başbakanlık kurumunu da buna ortak etmiştir. Yetki ve yükümlülüklerini halen yerine getirmeyen YYK, şimdi RTÜK bize haber vermeliydi demekle yetiniyor. Başbakanlık bu noktada gerekli soruşturmayı başlatır mı bilemem ama başlatmaz ve kısa sürede sonuçlandırmazsa Başbakanlık da bu görev ihmalinin ortağı olur. 11 Kasım 2013 tarihinde yürürlüğe giren 'İyi İdare Yasası' muhakkak birileri tarafından devreye sokulacaktır.

Tüm bunlar ışığında bakıldığında Besim Bey'in TV programlarında defalarca Kıbrıs Türkü'nü aşağılayıcı söylemlerine rağmen oğluna yapılan ayrıcalık zaten yıllardır bir çok konuda Besim Bey'e hükümetler tarafından yapılmakta. Herhangi bir hükümet, başbakan, bakan veya devlet kurumunun gerek KKTC Devleti'nin, gerekse Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bağımsızlığına ve bölünmez bütünlüğüne zarar veren, aleyhine propaganda yapan bir kişi veya kuruma göz yumması söz konusu olmamalı.

Başbakan Sn. Ersin Tatar ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Sn. Altan Er bu konuda tecrübelerine ve kararlarına saygı duyduğum kişiler olarak gereğini yapacaklarından en küçük bir kuşkumun olmadığını belirtmek isterim.

Özellikle ortalama 2 yılda bir hükümetin değiştiği ülkemizde, istikrarsızlık 'devletin devamlılığı' ilkesine, devlet hafızasına engel teşkil etmemelidir. Bunu, siyasilerin olası 'bizden önce' söylemine karşın peşinen söylüyorum.

Fasıl 154 Ceza Yasası ile anayasanın kamu düzenine vurgu yapan maddelerinin gayet açık ve uygulanabilen bir sınır çizdiğini ifade ederek "polis ve savcı iradesi" ile terör ve teröristlerle mücadelenin önünün açık olduğunu, hatta Ceza Yasası altında yer alan "Ağır ya da Hafif bir suç işlemek için Gizli İttifak Kurmak", "Yasa Dışı Cemiyeti Savunma ve Teşvik" ile "Yasa Dışı Örgüt İçin Aidat Verme veya Verilmesini Teşvik" gibi maddeler kanunlarımızın terörle mücadelede son derece yeterli olduğunu göstermektedir. Bunları uygulayacak iradeye ihtiyaç olduğunu da gözardı edemeyiz.

Değinmeden geçemeyeceğim;

İngiltere'den salgın sonrası getirilen gençlerle yaptığım telefon sohbetlerimde, gençlerimizin serzenişlerine ve kalp kırıklığına değinmemem mümkün değil.

Pandemi sonrası İngiltere'den gelen üniversite çağındaki gençlerimizin kalplerini öyle bir kırdınız ki, gururları ile oynadınız, ülkelerini, gelecekteki yaşamlarını sorgulamalarına neden oldunuz. Emin olun hepsi tek bir ağızdan Murat Tibuk'a yapılan ayrıcalığın kendilerine yapılan hakaret olduğunu ve Kıbrıs Türkü olarak, bu ülkenin çocukları olarak rencide olduklarını haykırıyorlar. Bu gençlere karşı yaptığınız hatayı nasıl telafi edersiniz, bu gençleri geri kazanmak için nasıl bir adım atarsınız bilemem ama sizlere yakışan, bu hatayı en doğru şekilde telafi etmek olacaktır.

(kibrispostasi.com)

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

banner647

banner646

banner814

banner559