Bu yıl Cumhuriyetimizin 95. yıldönümünü kutladık.

Kutlu olsun.

Atamızın ise aramızdan ayrılışının 80. yıldönümünde andık.

Ruhu şad olsun.

Atatürk, halkımızın ortak ve milli bir değeridir.

O’na millet olarak sahip çıkıyoruz çıkmaya da devam edeceğiz.

Çünkü O, silah arkadaşları ile birlikte bize bağımsız ve özgür bir ülke bıraktılar. Türkiye Cumhuriyeti onların eseridir. Türkiye Cumhuriyeti’nin üçüncü Cumhurbaşkanı, Celal Bayar’ın Atatürk için söylediği şu söz gerçekten çok anlamlı ve önemlidir. Bayar şöyle diyor:

“Atatürk, seni sevmek milli bir ibadettir.”

Evet, Atatürk’ü sevmek milli bir ibadettir. Atatürk, milli bir liderdir. Bu milli lidere sahip çıkmak Türkiye’ye ve Cumhuriyete sahip çıkmaktır. Zaten herkes de bunun bilincindedir.

Geçen yıl bu konuda yazdığım ve çok beğeni alan yazımda aynen şöyle demiştim:

“Artık Mustafa Kemal Atatürk üzerinden yapılan negatif eleştirileri tarihin çöplüğüne atmalıyız. Çünkü Yunan mitolojisinde olduğu gibi Atatürk, Türkiye’nin Aşil topuğudur. Oradan vurulursa Türkiye dağılır. Öyleyse Atatürk’e ve Türkiye Cumhuriyeti’ne sahip çıkmalıyız.”

Geçenlerde köyümüz halkından bir ablamız Atatürk için şunları söyledi:

“Eğer Atatürk olmasaydı bizler bugün Filistinlilerin durumunda olabilirdik. Devletimiz bile olmayabilirdi. Sevr Antlaşması ile bize bırakılan topraklarda nasıl devlet kuracaktık? Biz öylesine küçük bir devlet kursak bizi kimler tanıyacaktı? Onun için Atatürk’e sahip çıkmalıyız. Çünkü Atatürk’e sahip çıkmak Cumhuriyete ve vatanımıza sahip çıkmaktır.”

Ablamızın bu sözüne ekleyecek tek bir kelime bulamıyorum. İşte Türk kadını budur. İşte Türk insanı budur.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ 95 YAŞINDA

29 Ekim 2018 tarihinde Cumhuriyetimizin 95. yıldönümü kutladık. O gün Anıtkabiri bir milyon 96 bin kişi ziyaret etti. Bir günde ulaşılan bu sayı bir rekor, onur ve gurur kaynağıdır. Ulusumuzun Ata’sına sadakatının bir göstergesidir. Cumhuriyetimiz daha nice 95 yılları yaşayacaktır. Bundan kimsenin kuşkusu yoktur.

Atatürk’ün “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir,” sözü bizlerin her türlü darbeye karşı çıkmamızı Cumhuriyet ve demokrasimize sahip olmamızı sağlıyor.

Milli Kurtuluş Savaşımızın ölümsüz lideri, bizlere zorunlu olmadıkça savaşa girmemeyi ve barış yolundan gitmeyi öneriyor. Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” sözü bizlere bir barış rehberidir.

Ölümünün 80. Yılında Büyük Atatürk’ü saygıyla, hürmetle anarken onun bir eğitimci olarak 24 Kasım “Öğretmenler Günü ve Haftası”na dolayısıyla Atamızın eğitimle ilgili sözlerini sizlerle paylaşmak isterim.

Atatürk diyor ki: “Öğretmenler, yeni nesil sizlerin eseriniz olacaktır.”

“Hayatta en doğru yol gösterici bilimdir.”

“Bir millet, eğitim ordusuna sahip olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferin kalıcı sonuçlar vermesi ancak eğitim ordusuyla mümkündür.”

Gerçekten de öyle, çünkü eğitim sadece insanımızın değil aynı zamanda da ülkemizin de geleceğini tayin etmektedir.