banner815

‘Ankara Anlaşması’nın ‘Hüzünlü’ Vedası

Bu yılın sonu itibarıyla, ‘Ankara Anlaşması’ vizesi ile Birleşik Krallık’a yerleşerek, bu ülkede iş yapan Türk vatandaşlarının sayısının, 70 binlere varması bekleniyor.

Geçtiğimiz aylarda piyasaya çıkan Doç. Dr. Tuncay Bilecen’in, “Türkiye’den Birleşik Krallık’a Göç: Politik Sığınmacılardan Ankara Anlaşmalılara” kitabındaki verilere göre yıl sonu itibarıyla vizeye başvuranlar 15 bin kişinin üzerinde olacak.

O zamanki adıyla ‘Avrupa Ekonomik Topluluğu’ ile, Türkiye, Romanya ve Bulgaristan arasında 1963 yılında yapılan “Ankara Anlaşması” Türk vatandaşlarına Birlik ülkelerinde iş kurma imkanı veriyordu.

Türk vatandaşları bu anlaşmayı 1990’ların ortalarında keşfetti ve o tarihten bu yana yapılan başvurular ortaya yeni bir göç kategorisi çıkardı.

‘Ankara Anlaşması,’ son 20 yılda İngiltere’de iş kurmak ve hayatını bu ülkede sürdürmek isteyen hemen her sektörden binlerce insanı bu Ada ülkelerine savurdu.

Savurdu diyorum çünkü, önceleri profesyonellerin ilgi alanına girmeyen bu seçenek, 2000’li yıllardan itibaren, Türkiye’nin siyasi atmosferinden rahatsız olanların meydana getirdiği kariyer sahibi profesyonellerin “Beyin Göçü” haline dönüştü.

Ekonomik durumu iyi olan ya da Türkiye’de mevcut hükümetin uygulamalarından hoşnut olmayanların seçtiği bu göç yolu, onbinlerce yetişmiş insanın ülkemizi terketmesiyle sonuçlandı.

Çocuğumun daha iyi bir ortamda yetişmesini istiyorum” diyenden, Türkiye’de mevcut hükümetin uygulamalarından rahatsız olanlara kadar, büyük bir kitle, birikimleri ile birlikte tecrübelerini de valizine koyup Birleşik Krallık’ın yolunu tuttu.

Ülkemizi yönetenler görmezden gelseler de, bu göç kervanı, özellikle birkaç yıldır hükümete yakın profesyonellerin de katılmasıyla, malesef tam bir “kaçış” halini aldı.

“Yeni ülke”de tutunamayanların bir kısmı Türkiye’ye dönüş yapsa da, gelenlerin çoğunluğu her türlü zorluğa rağmen bu ülkeye yerleşti.

Hemen herkesin hayatına dokunan koronavirüs belası, son dönemde ‘Ankara Anlaşması’ ile gelenleri de işsizlik gerçeğiyle yüzleştirdi.

Gemiyi yakıp gelen binlerce insan, geriye de dönemediği için çok ciddi sorunlarla yüzleşti ve yüzleşiyor.

Doğduğu ülkeyi yeni ümitlerle terketmek zorunda kalan “Ankara Anlaşmalı”ların bir çoğu, doyduğu ülkede şimdilerde çileli günler geçiriyor.

...Ve 31 Aralık 2020 tarihi itibarıyla geçerliliği bitecek olan, ‘Ankara Anlaşması,’ umut yolculuğuna çıkanların kucağına koronavirüs zilleti sayesinde “hüzün” yüklü “dram” bırakarak veda ediyor.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Bekir Cebeci
Bekir Cebeci - 1 ay Önce

Sevgili Mustafa Koker yazınızı büyük bir ilgi ve beğeni ile okudum. Kaleminize sağlık. Ankara Antlaşması yurtdışında yaşayan vatandaşlarımıza güzel haklar getirdi. Bunlardan bir tanesi de bizleri yerli halk ile eşit konumda görülmemiz ve eşit muamele görmemizi Antlaşmaya koydular. Tabii bu maddeler ne kadar uygulandı, bilemiyoruz. Yurtdışı ne kadar güzel olursa olsun insanın kendi öz vatanından kopması da mümkün değildir. Hani derler ya. Bülbülü altın kafese koymuşlar "Ah vatan, vah vatan!" demiş.. Nasıl ki insan eninde sonunda özüne geri döner. bizler de özellikle birinci ve ikinci nesil göçmenler olarak sonunda soluğu anavatanımız Türkiye'de alacağız. Sevgilerimle.

Abdullah
Abdullah - 1 ay Önce

kiymetli mustafa bey, Bilim, ilim kultur teknoloji ve sanat hos karsinlan bas ustunde tutalan yelerde gelisir ve yerlesir. ayaklar altina alindigi yerlerde ise ulkeyi terk eder. dunyanin en iyi ulkeleri ayni zamanda en iyi beyinleride istihdam eden ulkeler olmasi sizce bir tesaduf mu?

banner647

banner646

banner814

banner559